0 979

28 Nisan 2019 Pazar günü Ankara’da yapılan ‘Ergenekon’dan Çıkış Kurultayı’ seçimlerinde Genel Başkan Bilge Lider Sayın Aykut Edibali yeniden Genel Başkanlığa seçildi…

MKYK üyesi Rıfat Yılmaz’ın sunuculuğunda, Millet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Geçioğlu’nun açış konuşması ile başlayan kurultayda, Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Başat hesap raporlarını okudu. Şiirler, sloganlar, mehter ve Fevzi Ülker’in sazı ve sözü ile şenlenen kurultayın divan başkanlığını Gaziantep İl Başkanı Ali Bakım yaptı…

 

BU KONGRE BİR ERGENEKON’DUR, BİR DİRİLİŞTİR…

Millet Partisi Genel Başkanı Bilge Lider Aykut Edibali, kurultayda yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi.

“Aziz Dava Arkadaşlarım, Sevgili Kardeşlerim,

Yine bir kurultayda buluştuk; Allah’a şükürler olsun. Hepinize teşrifleriniz sebebiyle çok teşekkür ediyorum. Sağ olun var olun!

Bu kongre bir Ergenekon’dur. Bu bir diriliştir. Ergenekon’dan çıkış kurultayıdır… Başarınız, zaferiniz hayırlı olsun…

Bir partinin, bir liderin, dava insanlarının yüz akı olan sizlersiniz; Türkiye’nin yüz akı, Türk dünyasının, İslam dünyasının belkemiği işte bu insanlar, sizler. Bunda en ufak bir riya yoktur, dosdoğru ifadesi budur…

Hazreti Peygamber Bedir’de dua ediyor;“Ey Allah’ım, bu topluluğu muzaffer kıl! Bunlar muzaffer olmazsa korkarım Seni anacak kimse kalmayacak…” dediği insanlar Allah’u alem bütün vicdanımla, irfanımla inanıyorum ki bugün sizsiniz…

Çünkü bu topluluğa kimse dünyevi bir şey vadetmedi. Ne araba ne makam ne şu ne bu. Allah rızası dendi, vatan sevgisi, millet sevgisi, bayrak sevgisi dendi…

İnsanlığın değişik mertebeleri var. … Sırf insanı kamil olmak için gayret eden, Rasulullah’ın övdüğü ve ‘inşallah onlarla biz bir elin parmakları gibi beraber olacağız’ dediği insanlarsınız inşallah…

Resulullah, ‘Kur’an’a hizmet eden kişilerle ben böyle (bir elin iki parmağı gibi) kardeşim. Cennet’te de onlarla beraber olacağım’ buyuruyor. İnşallah bizler onlardanız. Allah gayretinizi, istikametinizi, çabanızı azaltmasının, şaşırtmasın. Hepinize en kalbi, derin, samimi teşekkürlerimi arz ediyorum.

 

ERGENEKON’DAN ÇIKAN TOPLULUK DÜNYANIN HAKİMİ HALİNE GELDİ…

Bu kurultayın bir Ergenekon olduğunu söyledim. Evet Ergenekon! Kur’an-ı Kerim’de Fil Suresinde bahsedilen hikaye, ibret alınacak, yaşanan gerçek bir hikayedir. Dolayısıyla bazı efsaneler var ki onlar hala yaşar, milletlere de topluluklara da yol gösterir. Onun için kurultayımıza ‘Ergenekon’ dedim.

Ergenekon’u şöyle bir hatırlayalım: Göktürkler kendilerinin yeryüzüne ilahi bir amaçla gönderildiği düşüncesindeler. Orhun yazıtlarına bakacak olursak … Bilge Kağan, ‘Allah nasip ettiği için Kültiğin Kağan ile şunu yaptık, bunu yaptık, vezir Tonyukuk da bize yardımcı oldu, Çinlilerin esaretinde 70 sene yaşamış olan Türkleri kurtardık’ der.

Türk tarihi İslam tarihinin bir özetidir. Ve bu özette büyük direnişleri, ıstırapları, sıkıntıları, yok oluşları ve yeniden doğuşları görürüz. Bir mağaraya sıkışıp kalmış bir topluluk daha sonra büyüyerek, gelişerek dünyanın hakimi haline geliyor. ‘Ergenekon’ bir yok oluştan, ‘Bitti, yok oldu!..’ denilen bir topluluktan Allah’ın izni keremi ile yeniden uyanan, toplanan, güçlenen, birliğini, varlığını koruyan, bir topluluk oluşturmaktır. İşte siz onlarsınız!..

 

İTTİFAKLAR KOMEDİSİNE GÜLMEMEK MÜMKÜN DEĞİL!..

İttifaklar komedisini gördük. Gülmemek mümkün değildi. Adı millet ittifakı imiş!? Yahu Millet Partisi var, insan utanmaz mı? Hem ne manası var? Millet, zaten en büyük topluluk olmayı ifade ediyor. Milletin lügat manası, kullanım manası şeriat demektir, millet budur.

YOLUMUZU KESMEK İÇİN ÖNÜMÜZE ÇIKANLAR…

Ben size güveniyorum, inanıyorum. Sizlerden ricam taban çalışmasını yani temel çalışmayı yapmak. .. Allah bizi yanlışlardan korusun. Daima çalışacağız çok çalışacağız ve elde ettiğimiz zaferlerle asla yetinmeyeceğiz. …

Allah öylesine yüce, öylesine büyüktür ki ölüden diriyi halk eder. Biz buna talibiz. Ne kadar sıkıntı çekilirse çekilsin ne kadar acı çekilirse çekilsin bunların her birini gördük yaşadık. Allah bize güç verdi, kuvvet verdi. Başımızdan geçenler faaliyet raporunda anlatıldı. Önümüzü, yolumuzu kesmek için önümüze çıkanlar, hile kullananlar vs. vs. Bunları da unutmamamız lazım…

 

İYİ DAHA İYİNİN DÜŞMANI OLURMUŞ

Allah’a hamdü senalar olsun. Bu günleri gösteren, lütfunu esirgemeyen Allah’a şükürler olsun. Allah’ın davası, Rasûlü’nün yolu bizim yolumuz olacaktır. Bunlar daha önce söylenemezdi. Biliyor musunuz bundan 30 sene evvel bunları söyleyemezdiniz. Biz bunu rahatlıkla söylüyoruz. Çünkü toplumu değiştirdik. Bugün, senden alınan sloganları, senden çalınan projeleri söyleyen insanlar var. Cenab-ı Allah bize bu hizmet yaptırdı.

Ama şuna dikkat edeceğiz: ‘İyi daha iyinin düşmanı olurmuş.’ Hz. Peygamberin Peygamberliği, o döneminde beklenen bir şey. Bir Peygamber gelecek beklentisi o günkü Arap toplumunda ve Kureyş’te beklenen bir şey. Biliniyor ama her kabilenin büyüğü ‘Herhalde bana gelir’ diyor. Hiç beklenmedik bir şey oluyor: Cenabı Allah bir yetime Peygamberlik veriyor, onun adı Muhammedü’l-Emin. Ve kıskanılıyor…

Hz. Yusuf’un hikayesini hatırlayın. Hz. Yusuf en yakınları tarafından kıskanıldı, engellendi hatta kuyuya atıldı. Ama Allah’ın takdirinin önüne geçmek mümkün mü? Allah bir insana ve bir topluluğa bir şeref payesi giydirmeyi nasip etmişse onu hiç kimse engelleyemez. Ama kıskançlıklar olur. Bu kıskançlıklar da kıyamete kadar sürüp gidecektir.

Bize yakın kardeşlerimize yani ‘Allah, vatan, millet, devlet’ diyen insan kadrolarına; ‘Evet doğrudur, bunları yapacak olan onlardır, Millet Partisi topluluğuyla beraber olmak, birlikte çalışmak lazımdır’ demek ağır geliyor. Sıkıntı burada. Ama olsun, sabreden derviş çalışırsa eğer muradına ermiş…

 

NASRETTİN HOCA’NIN DEDİĞİ GİBİ ‘BİLENLER BİLMEYENLERE ANLATSIN’

… Siz zaten söyleyeceklerimi biliyorsunuz. Nasrettin Hoca’nın dediği gibi ‘bilenler bilmeyenlere anlatsın!’ Sizden ricam çalışmaları ihmal etmeyeceksiniz. Haftada bir mutlaka kültür çalışmalarını yapacaksınız. Haftada bir toplanacaksınız… Görevimizi, eylemimizi sürdüreceğiz. Eylemden kesilmek, küsmek olmaz…

‘Bilenler bilmeyenlere anlatsın’. Çok bilmek iyi bir şey ama eylem de o kadar önemli.

Bütün arkadaşlardan ricamız, isteğimiz şu olmalı: ‘Kardeşim hoş geldin, sefalar getirdin, kaç kişiyle geldin? Birini getir, iki olur, iki üç olur, beş olur, çoğal. Çoğalma böylesine organik olmalıdır…

 

BİZ ATEŞE GİRMİŞ SEMENDERLERİZ

Size adamlar ne diyor? ‘Bunlar isimleri kaybolur ama birdenbire yine ortaya çıkarlar’. Biz ateşe girmiş semenderleriz, yani ateş bizi yakamaz, ateş bizi güçlendirir. Mağlubiyetler, sıkıntılar, kayıplar bizi daha çok güçlendirir. Çünkü veren Allah’tır.

Hz. Peygamber ,‘Ey Allah’ım şu iki Ömer’den birisi ile bu dini güçlendir.’ diye dua ediyor.

Evet Değerli Arkadaşlarım! Hepinize çok teşekkür ediyorum. Allah gayretinizi arttırsın, Allah muvaffak etsin. Hanımlardan ricam: Sizin günleriniz var ya altın günü, Bayrak günü yapın, çağırın konuyu komşuyu.

Allah gayretinizi arttırsın, Allah muvaffak etsin, hayırlı çalışmalar diliyorum, Allah’a emanet olun.

MP-Kurultay-10 MP-Kurultay-10-14  MP-Kurultay-10-12 MP-Kurultay-10-11 MP-Kurultay-10-10 MP-Kurultay-10-9 MP-Kurultay-10-8 MP-Kurultay-10-7 MP-Kurultay-10-6 MP-Kurultay-10-5 MP-Kurultay-10-4 MP-Kurultay-10-3

0 981

26 Ağustos’tan başlayarak 30 Ağustos Zafer Bayramı’na kadar geçen mübarek günleri de içine alan Ağustos ayının son haftası Zafer Haftası olarak kutlanırdı. Ama bazıları bu millet sevincini çok görmüşler ki bu haftanın zafer bayramı olarak anılmasını istememişler. Garip, acayip ve hazin…

26 Ağustos 1071’de Anadolu Türk ve İslam Dünyasına yurt oluşmuştur. Şanlı geçmişimizin ardından gelen elemli günlerde kazandığımız 30 Ağustos 1922 mübarek zafer dolayısıyla Allah’a hamt edelim, şükredelim. Dumlupınar kahramanlarına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına Allah’tan rahmet dileriz.

Bazı gerçeklerin de üzerinde duralım. Önce 1071 Malazgirt Zaferimizin anlamını açıkça ortaya koyalım. Her şeyden önce Malazgirt zaferi Büyük Türk Selçuklu İmparatorluğumuzla ve Bizans İmparatorluğu arasında cereyan etmiş bir savaştır. Böylece Bizans’ın hâkimiyetinde kalan fetih arazisi Türk Milletine ebedi vatan haline gelmiştir. Çünkü büyük Selçuklu İmparatorluğunu kuran fatihlerin ilk işi İslam halifeliğini yok olmaktan kurtarmak olmuştur. Bağdat İslam hilafetinin hizmetine girmiş ve yaşamasını sağlamışlardır. Ayrıca belirtmeliyiz ki Selçuklu Sultanı Alpaslan Gazi, Bağdat halifesinin de emrini yerine getirmiş oluyordu. Ve İslam hukukuna göre de fethedilen topraklar doğrudan fetheden fatihlerin malıydı yani Türk milletinin malı. Malazgirt Zaferi İslam Dünyası’nda olağanüstü sevinç meydana getirmiş ve 1071 Ağustosunun o mübarek günü camilerde Alpaslan ve mücahitleri için dua edilmiş, zafer haberinin duyulmasından sonra haftalarca İslam Dünyası sevinmiş, şenlikler yapılmıştı.

Bu sevinçli günlerimizden sonra Büyük Selçuklu Devletinin çöküşünden sonra haşmetli ve insanlığın gıpta ettiği Osmanlı Devletimizin de gün batımında vatanımız dört bucağı işgale uğramış emperyalist sömürü ve zulüm milletimizi yok etmeğe yönelmişti. Haçlı emperyalizmin yüz yıllardır beslediği kanlı hayal Sevr’de gerçekleşmek üzereydi. İngiliz emperyalizminin önümüze sürdüğü Yunan, İzmir’den başlayarak tüm Ege’yi zapt ve işgal ederek Sakarya’ya dayanmıştı. Düşmanın bombardımanı Ankara varoşlarında yankılanıyordu, halk arasında umutsuzluk ve korku yayılmaktaydı. Panik başlamak üzereydi. Başkentin taşınacağı ve Sivas’a gidileceği söyleniyordu. Bu panik anında rahmetli Akif’in, Hasan Basri Çantay Hoca’nın ve Zaro Ağa’nın kahramanlıklarını hatırlamak lazım. Rahmetli Akif’in Sakarya’da düşmanın yenileceği ve milletin kurtulacağını Kur’an’ı şahit göstererek yaptığı o şaheser konuşmayı da hatırlamamız gerekiyor.

Sultan Alparslan ve mücahitlerini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatanımızı korumak için bugün de canlarını veren kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

 

0 1650

Millet Partisi Genel Başkan Aykut Edibali, Ankara İl Başkanlığı’nca düzenlenen iftar yemeğinde konuklara hitap etti: “İslam dünyasının bugünkü ve gelecekteki kılavuzu yeniden diriliş olacaktır. Çünkü insan her gün yeniden dirilir. Her gün kendimizi yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz. Müslüman ‘Ebu’l vakt’tir.”

Bilge Lider Edibali’nin konuşmasından seçmeler:

‘RAMAZAN AYINI ŞEREFLİ KILAN KUR’AN’DIR’

“Ramazan Kur’an ayıdır, murakabe, muhasebe ayıdır. Bu ayda O mübarek Kitap’ın (Kur’an’ın) inişi Ramazan ayını şerefli kılmıştır. O’nda bir gece vardır ki, şu kadar aydan, şu kadar seneden daha muteberdir. Zamanları kutsal kılan, onda cereyan etmiş olan olaylardır… 570 senesini diğer herhangi bir seneden daha değerli kılan, 570 tarihinde insanlığın kurtarıcısı son Peygamber, Muhammed Mustafa dünyaya gelmiştir. Onun için 570 tarihi mübarektir, kutsaldır… 29 Mayıs 1453 tarihi de keza kutsaldır…

Tarihimize baktığımızda büyük eserler ortaya koyan ecdadımızın bütün senelerini birer altın yıl halinde değerlendirdiklerini görürüz… Bize düşen onları hatırlamaktır, hatırlatmaktır, yaşamaktır, yaşatmaktır.”

 

‘HER GÜN YENİDEN DİRİLMELİYİZ’

“Mesela diyoruz ki İslam Rönesansı! Rönesans batı kökenli bir kelimedir. Yeniden diriliş anlamına gelir. İslam dünyasının bugün de ve gelecek asırlarda da kılavuzu yeniden diriliş olacaktır. Çünkü insan her gün yeniden dirilir, yeniden diriliyoruz. Her gün kendimizi yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz. Rasulullah, ‘İki günü bir olan ziyandadır.’ buyuruyor. Demek ki, bugün düne göre ben, ilim olarak, fikir olarak, imkan olarak dünü aşmalıyım. Dolayısıyla Müslüman ‘Ebu’l vakt’tir. Yani vaktin önündedir.”

 

‘MÜCADELE BİRLİĞİ’Nİ BEN KURDUM’

“Mücadele Birliği hareketini ben kurdum, -öğünmek gibi olmasın- 5-10 arkadaşımızla… Mücadele Birliği bu milletin düşmanlarına karşı bütün şer güçlere karşı; milleti savunmuştur, dini, vatanı, bayrağı, devleti savunmuştur… Hayırlı bir iş yaptık. Rahmetli İsa Yusuf Alptekin ve arkadaşları Doğu Türkistan’dan gelmişler. Bağrımıza bastık, kucakladık. Balkanlarda Aliya İzzetbegoviç’i baş tacı ettik… Dolayısıyla, İslam için, Türkiye, Türk dünyası, İslam dünyası için, bu ülkenin birlik ve dirliği için mücadele etmiş Türkiye’deki veya başka yerlerdeki bütün gelmiş geçmişlerimize, bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Eserlerine, emanetlerine sahip çıkma irademizi bütün dünyaya ilan ediyoruz… Allah, bizi şehit çocuklarımızın başını okşayan ellerden eylesin. Bu güzel hizmeti hep birlikte yapacağız, inşallah…”

 

‘İŞTE DEMOKRASİ, İŞTE İSTİŞARE’

“Cami… Cami toplayan demek. Neyi toplar? İnsanları toplar, Müslümanları toplar. Topluyor mu peki?.. Camilerimizi gerçekten cami haline getirmeliyiz, mescitlerimizi mescit, namazı namaz haline getirmeliyiz. Bereketli hale getirmeliyiz. Bunun temeli ihlastır, samimiyettir… Cami insanların sorunlarını konuşacakları, istişare edecekleri, meşveret yapacakları yerdir.

Hz. Ömer hutbe irat ederken, cemaatten bir adam, Ömer’e üzerindeki ceketin hesabını sorar. Burada en küçük bir saygısızlık yok, isyan yok. İşte demokrasi bu! İstişare bu!.. İstişare Allah’ın emri, Peygamberin öğretisi. İstişare etmek bir devlet başkanını küçülmez, büyütür…”

 

‘AKLIMIZI KULLANMAYI ÖĞRENECEĞİZ’

“Allah’ın bize verdiği aklı kullanmayı, çalıştırmayı, düşünmeyi öğreneceğiz. İnsanlarımıza düşünmeyi öğreteceğiz. Düşünme öğretilir mi? Öğretilir ve mezhep imamlarımız öğretmişler. Hakikati doğruyu bulma konusunda bütün imkânları kullanmak, cehd etmek, çabalamak gerekir, içtihad gerekir. Peygamberimizin takip ettiği yol, tavsiye ettiği yol akıl yürütme yoludur, aklıselim yoludur. Kur’an bize düşünmeyi öğretmiştir. Peygamber insan aklını eğitmiştir…

Allah bize İslam inkılabını gerçekleştirmeyi nasip etsin…”

2016-Haziran-28-Sosyal-medya-