0 1474

Millet Partisi Genel Başkan Aykut Edibali, Ankara İl Başkanlığı’nca düzenlenen iftar yemeğinde konuklara hitap etti: “İslam dünyasının bugünkü ve gelecekteki kılavuzu yeniden diriliş olacaktır. Çünkü insan her gün yeniden dirilir. Her gün kendimizi yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz. Müslüman ‘Ebu’l vakt’tir.”

Bilge Lider Edibali’nin konuşmasından seçmeler:

‘RAMAZAN AYINI ŞEREFLİ KILAN KUR’AN’DIR’

“Ramazan Kur’an ayıdır, murakabe, muhasebe ayıdır. Bu ayda O mübarek Kitap’ın (Kur’an’ın) inişi Ramazan ayını şerefli kılmıştır. O’nda bir gece vardır ki, şu kadar aydan, şu kadar seneden daha muteberdir. Zamanları kutsal kılan, onda cereyan etmiş olan olaylardır… 570 senesini diğer herhangi bir seneden daha değerli kılan, 570 tarihinde insanlığın kurtarıcısı son Peygamber, Muhammed Mustafa dünyaya gelmiştir. Onun için 570 tarihi mübarektir, kutsaldır… 29 Mayıs 1453 tarihi de keza kutsaldır…

Tarihimize baktığımızda büyük eserler ortaya koyan ecdadımızın bütün senelerini birer altın yıl halinde değerlendirdiklerini görürüz… Bize düşen onları hatırlamaktır, hatırlatmaktır, yaşamaktır, yaşatmaktır.”

 

‘HER GÜN YENİDEN DİRİLMELİYİZ’

“Mesela diyoruz ki İslam Rönesansı! Rönesans batı kökenli bir kelimedir. Yeniden diriliş anlamına gelir. İslam dünyasının bugün de ve gelecek asırlarda da kılavuzu yeniden diriliş olacaktır. Çünkü insan her gün yeniden dirilir, yeniden diriliyoruz. Her gün kendimizi yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz. Rasulullah, ‘İki günü bir olan ziyandadır.’ buyuruyor. Demek ki, bugün düne göre ben, ilim olarak, fikir olarak, imkan olarak dünü aşmalıyım. Dolayısıyla Müslüman ‘Ebu’l vakt’tir. Yani vaktin önündedir.”

 

‘MÜCADELE BİRLİĞİ’Nİ BEN KURDUM’

“Mücadele Birliği hareketini ben kurdum, -öğünmek gibi olmasın- 5-10 arkadaşımızla… Mücadele Birliği bu milletin düşmanlarına karşı bütün şer güçlere karşı; milleti savunmuştur, dini, vatanı, bayrağı, devleti savunmuştur… Hayırlı bir iş yaptık. Rahmetli İsa Yusuf Alptekin ve arkadaşları Doğu Türkistan’dan gelmişler. Bağrımıza bastık, kucakladık. Balkanlarda Aliya İzzetbegoviç’i baş tacı ettik… Dolayısıyla, İslam için, Türkiye, Türk dünyası, İslam dünyası için, bu ülkenin birlik ve dirliği için mücadele etmiş Türkiye’deki veya başka yerlerdeki bütün gelmiş geçmişlerimize, bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Eserlerine, emanetlerine sahip çıkma irademizi bütün dünyaya ilan ediyoruz… Allah, bizi şehit çocuklarımızın başını okşayan ellerden eylesin. Bu güzel hizmeti hep birlikte yapacağız, inşallah…”

 

‘İŞTE DEMOKRASİ, İŞTE İSTİŞARE’

“Cami… Cami toplayan demek. Neyi toplar? İnsanları toplar, Müslümanları toplar. Topluyor mu peki?.. Camilerimizi gerçekten cami haline getirmeliyiz, mescitlerimizi mescit, namazı namaz haline getirmeliyiz. Bereketli hale getirmeliyiz. Bunun temeli ihlastır, samimiyettir… Cami insanların sorunlarını konuşacakları, istişare edecekleri, meşveret yapacakları yerdir.

Hz. Ömer hutbe irat ederken, cemaatten bir adam, Ömer’e üzerindeki ceketin hesabını sorar. Burada en küçük bir saygısızlık yok, isyan yok. İşte demokrasi bu! İstişare bu!.. İstişare Allah’ın emri, Peygamberin öğretisi. İstişare etmek bir devlet başkanını küçülmez, büyütür…”

 

‘AKLIMIZI KULLANMAYI ÖĞRENECEĞİZ’

“Allah’ın bize verdiği aklı kullanmayı, çalıştırmayı, düşünmeyi öğreneceğiz. İnsanlarımıza düşünmeyi öğreteceğiz. Düşünme öğretilir mi? Öğretilir ve mezhep imamlarımız öğretmişler. Hakikati doğruyu bulma konusunda bütün imkânları kullanmak, cehd etmek, çabalamak gerekir, içtihad gerekir. Peygamberimizin takip ettiği yol, tavsiye ettiği yol akıl yürütme yoludur, aklıselim yoludur. Kur’an bize düşünmeyi öğretmiştir. Peygamber insan aklını eğitmiştir…

Allah bize İslam inkılabını gerçekleştirmeyi nasip etsin…”

2016-Haziran-28-Sosyal-medya-

1 1038

Millet Partisi Genel Başkanı Aykut Edibali, İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar yemeğinde “Görevimiz, devleti devlet haline getirmektir’ dedi…

Bilge Lider Aykut Edibali, özetle şöyle dedi:

“Gerçekten Türkiye’miz, bölgemiz ve Ortadoğu bugün çok büyük bir sancı içinde, kaç kişinin öldüğünü bilemiyoruz. Büyük acı içindeyiz, gözyaşı döküyoruz.

Birileri, ‘Anaların gözyaşı dinsin’ diyordu. Ama bugün bütün bir millet ağlıyor…

Hz. Ömer ne diyordu?:

‘Bir kuzunun ayağı, Fırat kenarındaki bir köprüden geçerken kırılsa onun hesabını, Allah Ömer’den sorar.’ işte devlet budur. Sizin göreviniz, Millet Partisi’nin görevi; devleti devlet haline getirmektir.

Müslüman güçlü olacak! Güç nedir?:

İlimdir, irfandır, bilgidir, azimdir, sabırdır, gayrettir, cihattır, atmaktır…

Hz. Peygamber buyuruyor:

‘Kuvvet atmaktır.’ Biz de atalım!.. Fatih attı, İstanbul’u fethetti. Siz de atacaksınız. İlim, bilgi, teknik, birlik, beraberlik, kardeşlik, rehberlik, liderlik sizde olacak!..”

 

İslam Rönesansı’nı Gerçekleştireceğiz!.. 

Allah’ın kitabı Kur’an’ı okumuyoruz. Okuyanlarımızın da çok azı anlıyor. Kur’an nasıl okunacak? Tane tane… Anlayarak, düşünerek, aklederek…

 

Nasıl düşünülür?

İlk Müslümanlar bir ilim yolculuğuna çıkmışlar. Çok kısa sürede cahil bir toplumdan bir ilim toplumu, bilgi toplumuna geçmişler. İlimle, bilgiyle, teknolojiyle, dünyayı değiştiren, dünyayı aydınlatan bir İslam medeniyeti kurmuşlar. Onlar hiçbir komplekse kapılmadan yeryüzünde gelmiş geçmiş ne kadar medeniyet varsa, -eski Yunan’ından Roma’sına, …- ne kadar medeniyet varsa incelediler. Aldıkları kaynakları göstererek, onları kaybolmaktan kurtardılar. Onları harmanladılar, yeniden yorumladılar ve ortaya İslam medeniyeti çıktı… Batılı dürüst düşünürlerin dediği gibi ‘Bugünkü Batı medeniyetinin kaynağı Müslümanlardır.’

 

İçtihat!..

Bize, ‘İslam Rönesansı nedir?’ diye soruyorlar!.. Hz. Peygamber (SAV) vali tayin ettiği Muaz’a sormuş:

– Orada ne ile hükmedeceksin?

– Kur’an’la.

– Bulamazsan?

– Peygamberin sünneti ile.

– Orada da bulamazsan?

– Kendi aklımla’

cevabını almış.

İşte ictihad!…

Okuyacağız, araştıracağız, akledeceğiz, düşüneceğiz ve asrımızı yeniden Müslümanların çağı haline getireceğiz. Atatürk’ün dediği gibi diyelim:

“Müslümanlar Hz. Peygamberin (SAV) yolunu öğrenmelidir, çünkü kurtuluş ordadır” diyor rahmetli Atatürk.

Hz. Peygamber (SAV) ve arkadaşları, bir gece sabaha kadar süren bir müzakere sonrasında, içlerinden biri ‘zikir ne olacak?’ diye sorunca, Peygamberimiz (SAV)

“İlmi müzakere, insanların dertlerinin çözümü üzerinde yoğunlaşmak zikirdir” buyuruyor…

Biz de Hz. Peygamber (SAV) gibi dua ediyoruz:

“Ey Allah’ım, bu topluluğu muzaffer kıl!”

0 1009

Şehitlerimizi Rahmetle Anıyor, Fatihalar Gönderiyoruz

Millet Partisi Merkez Yürütme Kurulu Toplantısı, Beylerbeyi Sarayı’nda, 29 Mayıs’ta Genel Başkan Aykut Edibali başkanlığında yapıldı. Toplantıda İstanbul’un Fethi’ne de değinen Bilge Lider Edibali bu konuda özetle şöyle dedi:

“Tarih’ten bugüne, Bedir’den günümüze bütün şehitlerimize dua ediyoruz. 1071 Malazgirt’ten itibaren Anadolu’yu vatan yapan Alparslanları, bugün sınırlarımızda ayyıldızlı al bayrağımızı dalgalandırmak için göğsünü siper eden kahramanları, gazilerimizi, şehitlerimizi, anaları-babaları rahmetle anıyoruz.

0 1239

23 Nisan Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz.

Bu bayram bütün Türk Milletine, bütün Orta Doğu milletlerine kutlu ve mutlu olsun.

Birinci Cihan Savaşının sonunda İmparatorluğumuzun bütün toprakları işgal edilmiş, batıda Rum, doğuda Ermeni Çeteleri; Müslüman katliamı yapmakta idiler. Türk Milleti, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyordu. Ülkenin başta İstanbul olmak üzere, pek çok limanı işgal edilmiş idi.

Buna karşılık; namuslu, haysiyetli, yiğit insanları, ülkenin her karış toprağını kanları ile sulamaya ve düşmanı defetmeye kararlı idiler.

Bunun için önce Reddi İlhak Cemiyetleri kuruldu.

0 1079

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİ ANMAK NEDEN DİNİ, MİLLİ VE İNSANİ GÖREVDİR!

Çanakkale Zaferimizi anıyoruz. Çanakkale zaferi I. Cihan Savaşı felaketine Osmanlı İmparatorluğu’nu da sürüklemek isteyen Alman entrikası ve İttihat Terakki boyunduruğuna alınmış, imparatorluk yönetiminin aczi ve teslimiyeti sonucu sürüklendiğimiz I. Cihan savaşındaki parlak muharebelerimizin başında gelir. Ve imparatorluğumuzun en karanlık günlerinde kazanılmış bir zaferdir. Osmanlı Devlet yönetiminin tamamen Alman taraflısı bir cuntanın tahakkümü altında bulunduğu ve Osmanlı imparatorluğu’na “Enverland” diye anıldığı, askeri bakımdan bir Alman Genel Kurmay başkanlığının sorumluluk ve nüfuzu gibi olumsuz şartlara rağmen kazanılmış bir zaferdir. Politik ve stratejik olarak koşullandığımız yabancı teslimiyet ve tahakkümüne rağmen, Çanakkale tam bir milli zafer olmuştur. Yüzbine yakın veya aşkın Mehmetçiğin şehid olduğu Çanakkale mahşerinde bir millet ve gerçek bir milli irade ortaya çıkmıştır. Çanakkale’yi ehli salip istilasına karşı, geçilmez kale haline getiren bu soylu dini ve milli inanç ve iradedir. Ve bu iradeye herkesin saygılı olması ve samimi olması gerekir. Ve asla bu zaferi istismar etmekten kaçınması gerekir. Çünkü samimiyetsizlik ve istismar gayreti en güzel maskeyi taksa da çirkinlik fark ediliverir.

Şüphesiz Çanakkale muharebeleri Osmanlı İmparatorluğu’nun son muharebelerindendir. Ve bu ölüm kalım muharebesinde, cihan devletinin tüm Osmanlı tebaası Çanakkale muharebelerine katılmış, şehid olmuş ve gayrimüslim tebaamız da kanlarını akıtmışlar, fedakarlık yapmışlardır. Ancak Çanakkale ve Kuttul Ammare gibi zaferimize rağmen müttefikimiz Almanlar’ın mağlubiyeti sonucu, cihan savaşında mağlup sayılmamız imparatorluğun başkenti İstanbul dahil tüm Osmanlı beldeleri İngiliz, Fransız askeri gücünün işgali altına düşürmüştü. Ve işgal kuvvetlerinin öncüsü ve ardılı olarak doğu ve Güneydoğuda Ermeni çetelerinin Batı’da ise Rum çetelerinin tasallutuna ve katliamına ve terörüne düşürmüştü(açık hale getirmişti).

Tekrarar edelim, Çanakkale destanı gerçek bir zaferdir. Ve bu zafer de Çanakkale tabyalarını ön görüsü ve tedbiri ile savunmaya hazır hale getiren Sultan İkici Andülhamid’in, himmetini, Gazi Mustafa Kemal’in, Alman Komutan’ın emrinde çalışmasına rağmen gösterdiği olağanüstü cesaret ve gayreti de hatırlamak gerekir. Ayrıca Çanakkale Zaferi’nin büyük bir deniz gücü karşısınıda, çok mütevazi sayılması gereken Osmanlı ve Alman Deniz gücünün değil, onbinlerin kanı ile kazanılmış bir kara zaferi olduğunu unutamayız. Onun için bu zafer, imanın, fedakarlığın ve tek kelime ile milletin zaferidir. Ve her millet zaferi gibi ekonomik, sosoyal, siyası zaferlerle taçlandırılması gerek. Çanakkale zaferinin, Gazi Mustafa Kemal’den isimsiz, unutulmuş kahraman ve fedakar Mehmetciklerine sonsuz minnet, şükranlarımızı sunuyor, Bedr’in aslanlarına rahmet diliyoruz. Ve söz veriyoruz, eserlerinize sahip çıkacağız.

A.Edibali

Bayrak, Millet Partisi…

0 1000

KIZILAYDAKİ TERÖR SALDIRISINI TEL’İN EDİYORUZ! SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ!

ACİLEN MİLLİ İSTİŞARE DİVANI TOPLANMALI

Dün akşam saatlerinde bombalı intihar saldırısı sonucunda meydana gelen patlamada pek çok vatandaşımızı yitirdik. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Müslüman Türk Milleti’ne baş sağlığı diliyoruz. Terör Türk Milleti’ne, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı girişilen şerefsiz bir saldırıdır.

Milletin sorumluluk anlayışında, Fırat Nehri üzerindeki köprüden geçen bir kuzunun ayağı sakatlansa üzülen; kimsesizin çorba tasında taş değil çorba kaynamasında, toplumun tüm zenginliklerinin vatandaşlara eşit ulaşmasından kendini sorumlu sayan kerim devlet anlayışı bulunur. İşte bu yüzden terör saldırısı sonucu hayatını yitiren 39 vatandaşımızın vefatından doğrudan sorumlu olan devlettir, yani AKP İktidarı’dır! Yani Sayın Başbakandır! Milletten özür dilemeyi, istifayı ve kabinede restorasyonu düşünmüyor musunuz?

*Bazı iktidar yardakçılarının “terörle birlikte yaşamaya alışmalıyız” veya “başkanlık sistemine geçişi önlemek isteyenlerin veya Azerbaycan ziyaretini gölgelemek isteyenlerin provokasyonu gibi” hezeyanlarına; “ne yapsınlar? “mazeretine itibar edilemez.

Ana ve yavru muhalefete gelince, terörle mücadeleye her türlü desteği vereceğini, bir partinin değil tüm meclisteki partilerin iş birliğini gerektirdiğini ve “iktidardan bir terörle mücadele programı beklediğini” ilan etmek, nasıl bir muhalefet anlayışıdır?

Türkiye’de terörle nasıl mücadele edileceğini bilen fikir ve irade sahipleri var. Neden teröre karşı tüm milletin katılımını sağlayacak bir danışma platformu düşünmüyorsunuz? Evet çözüm “mili danışma platformu” ve bu platformda belirecek iradeye yol vermektir.

Millet Partisi Genel Başkanlığı

0 1422

Bugün saat 19.30 da Dağlıca ’da PKK teröristlerinin hain saldırısı sonucu şehitlerimizin ve yaralılarımızın olduğunu büyük üzüntü ile öğrendik, şehitlere rahmet, yakınlarına ve tüm millete baş sağlığı diliyoruz.

Sayın Erdoğan’a göre bu hain saldırı “Mayınlı tuzaklarla yapılmış bir saldırı” imiş. Gene hazret diyor ki “çözüm sürecini istismar etmişler?” Ne diyelim?,”Sabah-ı şerifleriniz hayrolsun! Ey sayın cumhurbaşkanı, Üsküdar’da sabah oldu, siz içi, özü, şekli, hedefi ve metodu nasıl olacağını ortaya koyamadığınız, sözde çözüm sürecinin, ülkenin Allah korusun parçalanmasına adım adım sürükleyen PKK ile flört döneminde PKK’nin palazlanmasına, mevzi kazanmasına ve devleti neredeyse tasfiye sürecine itmesinde baş aktörü olmadınız mı?

Bunları yıllar boyu sizlere duyurduk, ikaz ettik. Kulak asmadınız, PKK’nin hain hedeflerine ulaşmasına bilerek, bilmeyerek siz yardımcı oldunuz!

Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan; terörle mücadelenin nasıl yapılacağı ve nasıl başarıya ulaşılacağı bir bilim ve sanattır, temel prensibi ise kararlı bir iradenin siyasete hâkim olmasıdır. Her savaş gibi, sivil savaşın da yönetimi, terörle nasıl mücadele edilip tasfiye edileceği üstün bir siyasetin konusudur.

Terörle siyasi hayatını flört ederek geçirmiş politikacıların bu ülkeye çok zarar verdiğini bütün Türkiye bilmelidir.

Sonuç olarak; terörle başarı ile mücadele edecek ve terörü tasfiye edecek bir mücadele zihniyetine ve siyasi ekibe ihtiyaç vardır. Hamdolsun ki, ülkemizde böyle bir okul ve ekipte görev beklemektedir. İzan, insaf ve vicdan sahibi vatandaşlarımıza bu milli, vicdani, insani ve siyasi görevi hatırlatıyoruz.

Şehitlerimize rahmet duası, PKK teröristlerine ve yardakçılarına lanet ediyoruz!

 

                                                                                    Aykut EDİBALİ

                                                                                      Genel Başkan

0 2221

MİLLET PARTİSİ MUHTEŞEM TÜRKİYE İÇİN GELİYOR?

 

Aziz kardeşim, ne yazık ki Türk milleti altı bin yılı bulan tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktadır, vatanımızı parçalama ve kardeşi kardeşe düşman etme çabası sürdürülmektedir. Çok acıdır ki iktidar partisi ülkeyi bölme ve Ortadoğu’da etnik temelli bir devlet kurma kanlı hayali uğruna on binlerce vatandaşımızı şehit eden, masum bebekleri katleden eşkıya ile ortaklığa girmiş ve vatan topraklarını eşkıyaya terk etmiş bulunmaktadır… Bu acz ve korkaklığı da aynen Suriye’deki Türk mezarını Süleyman şah türbesini nasıl ve niye kaçırdılarsa, Akdenizde (Ege) 18 adayı da Yunan’a kaptırmış vaziyettedirler. Yazıklar olsun ki, Türk Milleti’nin düşmanlarının bin yılı bulan Türkiye’yi parçalama ve kardeşi kardeşe düşman etme planları bu iktidar döneminde açıkça uygulamaya konulmuştur., Artık bu gidişe dur deme zamanı gelmiştir. Ve zaman geçmek üzeredir. Milletçe bu tehlikeli, karanlık gidişe dur demek farzı ayın ve cihadı ekberdir.

 

EKONOMİMİZ BALTALANDI, ÜLKEYİ BORCA BATIRDILAR!

Ülke ekonomisi baltalanmış, ülkenin borcu on üç yılda üç kattan fazla artmıştır. Cumhuriyetimizin birikimi olan stratejik milli sanayi ve altyapı yabancı sermayeye özelleştirme adı altında yok pahasına devredilmiştir.

 

ENERJİ’DE DIŞA BAĞIMLI OLMAKTAN ÇIKACAĞIZ!

Enerjide dışa bağımlılık % 74 seviyelerine çıkmıştır. Ülkemizin güneş, hidrolik, jeotermal, biyogaz, biokütle ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynakları yönünden çok zengin olmasına rağmen, tamamen dışa bağımlı petrol, doğalgaz ve kömür gibi fosil kaynaklara dayalı politikaların uygulanmakta direnilmesi ibret vericidir. Bu akıl almaz ısrafın önüne geçeceğiz ve ülke enerji ihtiyacını dışa bağımlı olmaktan kurtaracağız.

 

TÜRKİYEMİZİ ET, SÜT, SAMAN İTHAL EDER OLMAKTAN KURTARACAĞIZ.! KÖYLÜMÜZE, ÜRETİCİMİZE TAM DESTEK SAĞLAYACAĞIZ!

ÜLKEMİZİ ET, SÜT ÜRÜNLERİ İHRAC EDER HALE GETİRECEĞİZ!

Tarımda kendine yeterlilikten uzaklaşılmış, tarımsal ihracatımız tarımsal ithalatımızın %76’sını karşılayabilmektedir. Bu oran 2009 da %98 idi. Sadece 2014 yılında 1,3 milyar ödenerek 4 milyon ton buğday ithal edilmiştir. Türkiye buğday, saman, et, canlı hayvan, nohut, pamuk gibi pek çok geleneksel üründe ithalatçı duruma düşürülmüştür. Son 12 yılda çiftçiye 59 milyar TL destek sağlanmış, aynı dönemde tarım ve gıda ithalatına 267 milyar TL ödenmiştir.

 

KARA, DENİZ VE HAVA YOLLARI ULAŞTIRMASINDA MİLLİ, ÇAĞCIL ÇÖZÜMLER GETİRECEGİZ

Ulaştırmada, ekonomik, sosyal ve çevresel etkenler birlikte değerlendirilmeden denizyolu, güvenli ulaşım sağlanamayacağı gibi, atıl kapasite oluşturularak kaynak israfı ve doğal çevrenin bozulması kaçınılmaz hale gelmiştir. Hiçbir analize dayanmayan sadece siyasi amaca yönelik ulaştırma yatırımları büyük oranda atıl kapasite yaratmıştır.

 

“ZULM İLE DEVLET OLMAZ!”

ZULÜMLE OCAKLAR SÖNDÜRÜLDÜ

Bu iktidarın ilk gününden itibaren hukuk ve adalet, iktidara sırtını dayayan grupların mihrakların zulüm ve intikam seferlerine alet edilmiş, savcılarımız ve hakimlerimiz iktidarın ve iktidara sırtını dayamış grupların neferi olarak çalışmaya zorlanmışlardır. Ülkede terör estirilmiş, binlerce vatandaş korkuya ve dehşete düşürülmüş, pek çok kişi haksız yere gözaltı edilmiş, hapse tıkılmıştır. Bazıları “balyoz” gibi siyasi davaların zanlısı olarak tıkıldıkları hapiste yakalandıkları ölümcül hastalıkla pençeleşirken son nefeslerini vermişlerdir Ne yazık ki insanların canları haksız yere alındı, ocaklar söndürüldü, itibarlar yok edildi, dehşet salındı, zulüm ülkede kol gezdi. Sonra devir değişti, dünün savcıları, emniyet müdürleri bugün yaptıklarının aynısı ile karşılaşıyorlar.

 

ALTIN ÇAĞI MÜJDELİYORUZ

Millet Partisi olarak ülkemizi adaletin tarafsız, dürüst olarak dağıtıldığı, adaletin, mağdur vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderildiği, itibarlarına leke sürülen herkesin itibarının iade edildiği, af ve bağışın her değerin üstünde tutulduğu, güven ve huzurun yurdun her bucağını sarıp sarmaladığı bir altın çağı müjdeliyoruz.

Ne hazindir ki muhafazakar vatandaşın oylarıyla iktidara gelen AKP İktidar’a geldiği günden beri, İslam dini, İslam dininin bütün mübarek değerleri hakarete uğramış, aşağılanmış, itibarsızlaştırılmıştır. Bunlar dinimizin mübarek kitabı Allah’ın kelamını, “Bakara-makara” diyerek alaya almışlar,” “rahmetim gazabımı geçti” diyerek cenabı Allah’a şirk koşmuşlar, ona dokunmak ibadettir” “sanki ahir zaman peygamberi” gibi diyerek dinden çıkmışlardır, yapıp ettikleri İslam dinini, dinimizin kutsal değerlerini, hacıyı, hocayı, dindarı toplum indinde itibarsızlaştırmışlardır.

 

MİLLETİN SANCAĞI ALTINA MİLLET PARTİSİ’NE KOŞ!

Vatandaşlarımız arasında umutsuzluk ve duyarlı vatandaşlarımız arasında öfke duyguları yükselmektedir. Ülkemizin varlığı birliği ve geleceği gerçekten tehdit altına düşmüştür.

Her zaman devlet, millet ve dinin düştüğü her tehdit, tehlike karşısında yiğitçe duran ve tarihi değiştiren bilge lider Edibali ve Millet Partimiz bu zor görevi de Allah’ın izniyle başaracaktır. Namuslu, haysiyetli her vatandaşı çatımız altına davet ediyoruz. Türkiye’yi bu karanlık, fetret ve kaos girdabından kurtarmak, muhteşem Türkiye’nin aydınlık ve mutluluğuna kavuşturmak için millet partisinde toplanıyoruz.

 

BİLGE LİDERİMİZ EDİBALİYİ VE MİLLET PARTİMİZİ TANIYORUZ!

MİLLET Partisi LİDERİ Edibali, Türkiye’mizin yetiştirdiği siyasi liderlerdendir.

Genç bir öğrenci liderliğinden bugüne kadar dürüstlüğün, kararlılığın, ahlakın, medeni cesaretin ve erdemin sembolü olmuştur. Siyasetin ülke gençlerini ve halkı parçalamasına karşı çıkmış, senelerce devam eden ve her gün gençlerin ve vatandaşlarımızın kurban edildiği kör terör yıllarında (1960-70’li yıllarda), kanlı çatışmalar yerine binlerce genci barışa, kardeşliğe ve birliğe çağırmış, on binlerce genci sorumsuz siyasilerin sebep olduğu facialardan korumuş, gençlerin hayatta kalmalarını sağlamıştır. Soğuk Savaş yıllarında yurtta estirilmek istenen Sovyet emperyalizminin Türkiye’yi esir alma hamlelerini zamanın idealist gençleri ile birlikte boşa çıkarmış, Türkiye’nin bir Afganistan felaketine düşmesini önlemiştir. İnsan hayatına gerçekten saygı duyan herkes, Edibali’nin bu hizmetini asla unutamaz.

 

TÜRKİYENİN DÜNYA REHBERLİĞİNİ BİZ YAPARIZ!

Millet Partisi’nin lideri Edibali’nin ve arkadaşlarının sunduğu “Muhteşem Türkiye” ülküsü gerçekten muhteşemdir. Bu sayede, Türkiye’nin rehberliğinde, yurtta, bölgede ve cihanda barış, demokrasi ve gelişme umutları tomurcuklanacaktır. Türkiye’mizi bölgemizin, Türk dünyasının ve İslam dünyasının sevilen rehberi haline getirmeğe kararlıyız. Hazırlıklıyız. Dünya barışının kutbu Türkiye olacaktır. Dünyanın buna ihtiyacı vardır.

 

EDİBALİ VE MİLLET PARTİSİ, MİLLETİ MUHTEŞEM TÜRKİYE MUTLULUĞUNA ULAŞTIRACAKTIR!

EDİBALİ VE MİLLETİN İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE YAPAGELDİKLERİ, YAPACAKLARININ TEMİNATIDIR

 

TÜRKİYE SİYASETİNDE TAKLİD EDİLEMEYEN BİR İŞ BİRLİĞİ MODELİ: ÜÇLÜ İTTİFAK

Çünkü Edibali ve arkadaşları yalan söylemez. Sözleri senettir. Edibali ve MİLLET söylüyorsa, doğrudur, gerçektir. Edibali ve arkadaşları kimsenin gerçekleştirilmez sandığı işleri gerçekleştirmişler, Türk siyasetinde devir açmışlardır. Edibali ve arkadaşları, oyları % 2,5-3 ve % 5,5-6 olan ve milli değerlere bağlı olduğunu ilan eden iki partiyi, üçlü milli ittifakta uzlaştırarak, 1991 seçimlerinde ÜÇLÜ İTTİFAKI GERÇEKLEŞTİRMİŞ ve oy oranını ilk seçimlerde %17’ye ulaştırmıştır. Ve girdiği seçimlerde Allah’ın izniyle Kayserili vatandaşların güveni ile geçerli oyların % 98 ini alarak kırılması neredeyse imkansız olan bir başarı sağlamıştır. Ancak ittifakın iki üyesi, kazanılan zaferden sonra, halka verdikleri “ittifak büyüyerek devam edecek” sözüne rağmen, SADECE BİR SEÇİM ittifakı için anlaştıkları için, halka verdikleri sözlerinin arkasında durmaları mümkün olmamıştır.

 

KIBRIS, BAŞÖRTÜSÜ VE AB İLE İLİŞKİLER KONUSUNDA

SÖYLENENLER KEŞKE DİNLENSE VE UYGULANSAYDI?

Millet Partisi lideri Edibali, bir dönem bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, her türlü engellemeye rağmen, siyasette bir onur abidesi olarak mücadele etmiş, Türk Parlamentosu’na ve Türkiye Cumhuriyeti’ne emsalsiz ve İLHAM VERİCİ bir onur belgesi kazandırmıştır. Gerek Avrupa Birliği Antlaşmaları gerekse, Kıbrıs politikaları ile ilgili ülkenin geleceğini ilgilendiren görüşlerini günün iktidarlarına sunmuştur, şartlı destek vermiştir. Bu görüşler günümüzde her yurt severin takdir ettiği bir ileri görüşlülük olarak kabul edilmektedir.

Ancak bir süre sonra korkulan başa gelmiş, Kıbrıs’ı bir AB ülkesi olarak dolaylı olarak Yunanistan’a bağlama senaryosu karşısında, Türkiye, öneri ve uyarılarımız istikametinde ancak aylar sonra harekete geçebilmiş, Demirel-Denktaş bildirisi yayınlanabilmiş, çok daha sonra da Meclisimiz bir kararlılık bildirisi yayınlayabilmiştir.

EDİBALİ’NİN VE ARKADAŞLARININ TEŞHİS VE ÖNERSİNE UYULSAYDI NE KIBRIS’TA SIKINTIYA DÜŞERDİK NE DE AVRUPA İLE İLİŞKİLERİMİZ BUGÜNKÜ

GİBİ ZEDELENİRDİ.

İşte siyasette Edibali farkı bu! Edibali’nin ve MİLLET’in öngörüsü ve vizyonu bu! O ve arkadaşları, Türkiye siyasetinin seneler sonra değerini fark edebildiği, doğru kılavuzudur!

 

MİLLET PARTİSİ MİLLİ VE EVRENSEL, SÜREKLİ YENİLENEN

BİR OKULDUR!

Edibali aynı zamanda bir okuldur. Yıllardan beri, Türk Milleti’ne, bölgemize, Türk Dünyası’na ve insanlığa hizmet edecek öğrenciler yetiştirmekte, Türkiye için güç, bilgi ve tecrübe biriktirmektedir. Bir ahlak, eylem ve bilim mektebi olan Edibali ve Millet Partisi, dünyanın ve Türkiye’nin gerçek bilgi ve hüner hazinesini Türkiye’ye sunabilecek tek liderdir, tek partidir. Edibali ve Millet Partisi mektebi öylesine verimli olmuştur ki, bugün Edibali mektebinden yetişmeyen veya ondan etkilenmeyen aydın ve lider yok gibidir! Edibali ve Millet Partisi, Türkiye’nin bütün sorunlarının üstesinden, adalet, barış, uyum ve güven içinde çıkacak ve Türkiye’yi Muhteşem Türkiye’ye dönüştürecek, dünyanın ve Türkiye’nin bilgeliğini, bilimini, sanatını ve hünerini sunabilecek lideri ve partisidir.

İşte 7 Haziran Seçimleri’nde, oyunla destekleyeceğin Edibali ve Millet Partisi budur! Ülke için, çoluğun çocuğun için, geleceğin için, ülkeyi gözü kapalı teslim edebileceğin bilge lider!…

 

EDİBALİ VE DOST MİLLET PARTİSİ !

Türkiyemizi cumhuriyet tarihinin en büyük YOLSUZLUK, HUKUKSUZLUK, siyasi ve ekonomik faciasıyla karşı karşıya bırakanlar, siyasi hesap uğruna bölgesel farklılıkları derinleştirerek kardeş kavgasını, kin ve nefret duygularını körükleyenler hala iktidarda ve ellerini milletin yakasından çekmek niyetinde değiller. Artık bu seçimde yakandan düşsünler! Sen çaresizliğe, karanlığa, çözümsüzlüğe, yoksulluğa, dışlanmaya, hafifsenmeye, güvensizliğe layık değilsin! Millet hayatında yeni bir devir açmak vakti geldi. Milletin vakti geldi, artık, fetrete ve karanlığa son verme ve Muhteşem Türkiye’de buluşmanın vakti geldi.

 

HERKESE İŞ, EKMEK…

Milletin Partisi’nin yapacağı ilk iş kırda, şehirde her vatandaşa, iş, gelir ve ekmek temin etmek, en temel insan hakkı olan adalet, güvenlik ve hürriyet içinde yaşatmak ve insanı yüceltmektir.

 

SİYASAL SİSTEMİMİZDE YAPACAĞIMIZ REFORMLAR

Önce ülkenin siyaset makinasını size sunduğumuz aşağıda yer alan kılavuz ilkeler, ışığında düzenleyeceğiz, düzelteceğiz. Devletimizi size sunduğumuz TOPLUMSAL SÖZLEŞME uyarınca yeniden donatacağız.

 

(a)        Akıllı, duyarlı devlet,

(b)       Millete bağlı devlet,

(c)        Katılımcı demokrasi,

(d)       Hukuka bağlı devlet, hukukun üstünlüğünü kılavuz sayan devlet,

(e)        Milletle barışık devlet, dine saygılı, laikliği kollayan, koruyan devlet,

(f)        Serbest pazar sistemini kuran ve çalıştıran, bilim, teknoloji ve zenginlik üreten devlet,

(g)       Sanayi ötesi toplum, bilgi toplumu hedefini gerçekleştirmiş, bilim ve teknoloji üreten, İslam Rönesansı’na rehberlik eden toplum hedef ve kabullerine göre yeniden organize olmuş toplum ve devletimizi, yeni görevine, liderlik dönemine hazırlayacağız.

 

MUHTEŞEM, ZENGİN, İTİBARLI, KADİR VE LİDER ÜLKE TÜRKİYE!

Allah izin verirse Millet İktidarı’nda Türkiye, bütün Türk vatandaşlarının gurur duyduğu, bütün Türk Dünyası’nın, bütün İslam Dünyası’nın iftihar ettiği ve bütün dünyanın gıpta ettiği MUHTEŞEM, ZENGİN, İTİBARLI, KADİR VE LİDER ÜLKE OLACAKTIR!

Aziz Vatandaşım! İnanıyoruz ki, sana samimiyetle anlattığımız acı gerçeklere rağmen muhteşem, zengin, itibarlı, kadir ve lider ülke olacaktır! Gerçekler, yapacağımız işler, umutlar ve dualar senin de kalbini heyecanla titretti ve umudunu artırdı. Artık, karanlığın sonuna geldik, aydınlık ve güzel Türkiyemizi gönül gözünle görebilirsin. Şimdi gayret zamanı, görev zamanı! Kalk, inan ve “Muhteşem Türkiye’nin” şerefli kurucuları arasına sen de katıl! Hayatının altın fırsatı karşında! Hemen, hiç vakit geçirmeden Millet Partisi’ne üye ol! Bir telefon yeterli, Millet Partimiz’in görevlileri seni derhal üye yapacaklardır. İkinci görevin ise

7 Haziran günü sen, eşin çocukların ve dostlarınla sandığa git ve kendin için, çocukların için, Türkiyen için

EVET MÜHRÜ’NÜ MİLLET PARTİSİ’NİN, MİLLETİ, KİTAP VE HİLALİ KORUYAN, ÇİFT BAŞLI KARTALININ ALTINA GÜVENLE BAS! UNUTMA!

ÇİFT BAŞLI BÜYÜK SELÇUK KARTALI HERKESTEN FARKLIDIR, LACİVET RENKLİDİR, EN ALTTA İSE “MİLLET PARTİSİ“ YAZISI VARDIR!

EVET MÜHRÜNÜ, GÜVENLE VE HAYIR DUALARINLA MİLLET PARTİSİ’NE BAS!

 

0 1859

AZİZ VATANDAŞLAR !

ASIRLARDAN BERİ, DOST DÜŞMAN HERKESİN TÜRK TOPRAĞI OLARAK KABUL ETTİĞİ “ SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ “ TÜRKİYE’YE TAŞINIVERMİŞ.?? AKP YE GÖRE BU TAŞINMA İŞİNİ ASKERİ GÜÇLERİMİZ ÇOK BAŞARILI BİR BİÇİMDE GERÇEKLEŞTİRMİŞ?

 

ACZ VE İTİBARSIZLIĞIN HAYKIRDIĞI BU PERİŞANLIĞI DİLE GETİRMEMELİ, POLEMİK KONUSU YAPMAMALIYMIŞIZ?!! BU BİR MİLLİ MESELE İMİŞ?!! BU TAŞIMA İŞİNİN BİR MİLLİ MESELE OLDUĞU DOĞRUDUR VE BU MİLLİ FACİA KARŞISINDA HERKESİN “ EY EHLİ VATAN “ DİYE AYAĞA KALKMASI VE BU ACZİN HESABINI SORMASI GEREKİR! ENDÜLÜSÜN SON HÜKÜMDARI OLAN ABDULLAH’IN ELİYLE TESLİM ETTİĞİ GIRNATA’DAN “ GÜVENLİ “ BİR ŞEKİLDE AYRILIRKEN ANASININ SÖYLEDİĞİ SÖZÜ ASIL BUNLARA SÖYLEMEK GEREK…” AĞLA ABDULLAH AĞLA ERKEKLER GİBİ SAVAŞMADIN KADINLAR GİBİ AĞLA!”

 

ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ VE OSMANLI DEVLETİNİN ATA BABASI SÜLEYMEN ŞAH’IN SURİYE’DE BULUNAN MÜBAREK TÜRBESİ VE NAAŞI ÜLKEMİZE NAKLEDİLMİŞ?? !! BU TAŞINMAYI BAŞARILI BİR ASKERİ OPERASYONLA GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ?? !!

 

TÜRK MİLLETİNİN KARARINI TÜM TÜRKİYE VE DÜNYAYA İLAN EDİYORUZ! SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ ASLİ HÜVİYETİ VE ŞEKLİYLE AYNI YERDE DEVLET MERASİMİ İLE İHYA EDİLECEKTİR!

 

 

Aykut EDİBALİ

Millet Partisi Genel Başkanı

 

Prof. Dr. Enis ÖKSÜZ                                                 Prof. Dr. M. Abdülhaluk ÇAY

Devlet E. Bakanı                                                           Devlet E. Bakanı

 

NOT: Süleyman Şah Türbesi metni tüm vatandaşlarımızın imzasına ve görüşlerine açıktır. İmza , düşünce ve fikirlerinizi bekliyoruz.

0 2259

Aziz Vatandaşlarım;

7-8-9 Kasım 2014 tarihlerimde Afyonkarahisar ilimizde Türk Dünyası Kurultayı toplanacak. Bütün vatandaşlarımın bu toplantıya katılmasını, desteklemesini ve katkısını özellikle rica ediyorum. Geçen sene 15 Eylül 2013 tarihinde alınan kurultay kararı ile Türk Dünyası Kurultayı daimi hale gelmiş idi. Kurultay, Türkiye’de ve dünyada dikkat çekmiş ve Türk Dünyası üzerinde emperyal hayal ve iştahası olan merkezlerin önemle üzerinde durduğu bir mesele olmuştur.

Türkiye’nin Türk Dünyası ile ilişkileri, Türk Devletleri’nin, yani Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyetimizin çok önemli kaygısı olmuştur. Özellikle 1774 menhus Kaynarca Anlaşmasından sonra Türk Dünyası emperyalist devletlerin tahakkümüne ve sömürüsüne karşı korunması, Osmanlı İmparatorluğu ve İmparatorluğun varisi Cumhuriyetimizin görevi olmuştur. Atın Orda ve Kazan Hanlığı’nın Rusya tarafından haksız işgali, Hindistan Türk İmparatorluğu’nun İngiliz işgaline uğraması ile Türk ve İslam Dünyası’nın cihan ölçeğinde temsilcisi, Türkiye kalmıştır. Türkiye bu kardeşlik görevini yapmaya çalıştı, Türk Dünyası ile ilişkilerini hiç kesmedi. En sıkıntılı zamanlarda bile bu dünyayı uyandırmaya, taşıdığı hilafet sıfatının gereği olarak yapmaya çalıştı ve bu ilgi hiçbir şekilde karşılıksız kalmadı. Sultan Aziz’in sağlığında Doğu Türkistan Devlet başkanı Yakup Han, Osmanlı İmparatorluğuna bi’at etti.

Devletimizin geçirdiği rejim değişikliğine rağmen, Türk Dünyası ile ilgilenme bir milli ülkü haline geldi. Atatürk’ün Türkiye ve Türk gençliğine gösterdiği hedef, Türk Dünyası ve İslam Dünyası ile ilgilenmek, dertleri ile dertlenmek ve müşterek hedeflere yürümek olmuştur. Ancak bu ideal bazen unutulmuş, hatta ihmal edildiği zaman da olmuştur. Rahmetli ve şehit Sultan Abdülaziz’den bu yana, bu aydınlık ideal için gayret gösterenlere rahmet diliyor, sağ olanlara sağlık ve mutluluklar diliyoruz.

 

Bu bir millet organizasyonudur ve milli çağrıdır.

Geçen sene yapılan Kurultaya katkıları sebebi ile Sayın İlber Ortaylı’ya, Aydınlar Ocağı Başkanı Sayın Mustafa Erkal’a, Emekli Subaylar Derneği Başkanı Sayın Emekli Tuğgeneral Sayın Erdoğan Karakuş’a, Profesör Dr. Sayın Mustafa Kafalıya, Yörük ve Türkmen Dernekleri’nin ve konfederasyonların sayın başkanlarına Irak Türkmen Cephesini temsil eden Sayın Ahmet Muratlı ve genç yaşta aramızdan ayrılan rahmetli Sadun Köprülü ve İsmini sayamadığımız birbirinden kıymetli dostlarımıza bütün dostlarımıza teşekkür ediyor, bu sene de katılımlarını bekliyoruz.