EDİBALİ: MİLLET PARTİSİ'NİN GRUP KURDUĞU BİR MECLİS TÜRKİYE'NİN TÜM MESELELERİNİ ÇÖZER

Vatandaşlarım ben size kendi bahçenizden erik, elma çalmayın diyorum. Ben bahçenizi sahiplenin diyorum. Gelin devletimize sahip çıkalım, devletimizi devlet yapalım. Milletin devleti. Benim dediğim milletsen gel devletinin başına geç. Aracı, tefeci yok… Ve aklı başında iş yapabilen insanların oluşturduğu, hele Millet Partisi’nin grup olduğu nitelikli bir Meclis olursa Türkiye’nin bütün meselelerini süratle çözeriz.

Afyon milletvekili, Konya milletvekili, Siirt milletvekili olamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin her bir üyesi Türkiye milletvekilidir. Meclis’in kuruluşunun temelinde her bir milletvekili aynı zamanda hem Van, hem Siirt, hem İstanbul, hem Ankara… milletvekili olmaya mecburdur.

Millet Partisi Genel Başkanı Bilge Lider Sayın Aykut Edibali, 18 Mayıs’ta KANAL A’nın konuğuydu

Sunucu: Sayın Aykut Edibali yanımızda. Efendim hoş geldiniz.

Aykut Edibali: Hoş bulduk.

S: Kendinizi anlatır mısınız?

AE: Önce gençlikten başlayalım. Afyon Lisesi’nin son sınıflarından itibaren istemeseniz de o şartlar altında siyasetin taa içinde buluyordunuz kendinizi. 57-58 yılları çok çetin iktidar ve muhalefet mücadelelerinin olduğu dönem. Ve Türkiye’nin o talihsiz anlarını yaşadık. 60 ihtilali sonrası Yassıada duruşmaları. Memleketin gidişini ilgilendiren herkesi tavır almaya zorladı; siyasetin içinde buldu kendini. 1960’lı yılların sonları Türk siyasi hayatında çok önemli kilometre taşlarından biri oldu. Kavramlar belirgin hale geldi. O tarihten itibaren Türkiye acılarını, sancılarını yaşayarak seçilmiş bir iktidarın ne olursa olsun korunması gerektiği konusunda bir bilince vardı. O gün onların adı kuyruk, gerici idi. Bunlar aşıldı. Bu ülkenin insanları kendi tarihlerine, geçmişlerine, mukaddeslerine bağlanmaları yeniden tanımlamaları hem bizim için hem de dünya için bir ihtiyaç. Onun için de 1950’li yılların sonundan itibaren oluşan deneme yanılma yolu ile okuyarak, araştırarak çok zengin bir laboratuar çalışmasıdır bu. Bir takım sonuçlara vardık. Ben de onları vatandaşlarıma duyuyorum.

DEVLETİ YENİDEN YAPILANDIRALIM

S: Vatandaşlarımızın Millet Partisi’ni tercih etmeleri neden gerekir?

AE: Siyasi partiler vaatte bulunurken bir şey ihmal ediliyor, buna dikkatlerini çekmek isterim vatandaşlarımın. Devletin yeniden organize edilmesi, koordine edilmesi şarttır. Onun için devleti yeniden yapılandıralım diyoruz, onun için bilge devlet, kerim devlet diyoruz, donanımlarını yeniden gözden geçirilmiş uyum sağlayan, süratle hareket edebilen aciz devlet değil, sorun üretmeyen, çözüm üreten bir aygıt olması lazım ki yolculuğumuzu yapalım. Ondan sonra vaatleriniz olur.

MİLLETSEN GEL DEVLETİNİN BAŞINA GEÇ

S: Aşırı devletçi bir yapıdan mı söz ediyorsunuz?

AE: Haşa! Akılcı bir devlet. Milletin devleti. Yanlış şu: Bu vaatlerde bana verin ben yapayım mantığıdır. Benim dediğim ‘milletsen gel devletinin başına geç’ diyorum. Bu kadar, aracı, tefeci yok. Gel devletinin başına geç. Nasıl dersen, işte o söylediğimiz devlet yapılanmasını gerçekleştirerek yapacağız.

S: Devlet yapılanması için anayasa ve diğer kanunların baştan ele alınması, değiştirilmesi mi gerekir, bir kurucu meclis mi tavsiye edersiniz, bu hedeflere nasıl ulaşılır?

AE: Bunu acemilere sorsanız anayasa der, baba yasa der, şu da bu da lazım der. Bu devleti tanımadan, tecrübesi olmayan kişinin söylediği… Millet Partisi nitelikli bir çoğunlukla iktidar olması halinde devlet senin ayağına gelecektir. Devlet milletin devleti haline gelecektir, onun bunun devleti olmaktan çıkacaktır, kör kütük mesele çözmez, aciz… Devlette acz olmaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu devlet yapısı içinde ben söz veriyorum; 500 gün içinde Kürt meselesi diye … hani deniliyor ya çok cahilane bir meseledir o…

NE DEMEK? BENİM KARDEŞİMİ SEN MESELE YAPIYORSUN!..

S: Kürt meselesi yok mudur diyorsunuz?

AE: Size dayatıldığı zaman Kürt meselesidir o. Benim Doğu’daki, Güneydoğu’daki, Ortadoğu’daki kardeşimle meselem yok ki. Nasıl bir meselem olsun? Mesele demek cinayettir! İhanettir! O benim kardeşimdir. Benim meselem var ise onun da meselesi vardır, biz aynı şeyi paylaşacağız; aynı vatanı, aynı devleti. Aynı dine mensubuz; ne demek mesele? Nasıl mesele oluyormuş? Resulullah, son Peygamber diyor ki ‘bunlar -kavmiyetçilik- hepsi ayağımın altındadır, bunlar cahiliyet bid’atidir.’ Sen Kürt diyorsan öteki Türk diyorsa sonu gelmez bu işin. Bu bizi mahveder, Batı’nın emperyalist düşüncenin temelleri bu. Bizim böyle bir davamız yok, kardeşlikten başka. Hepsini örten bir üst kimlik olarak Türk Milleti var. Mesele bu.

S: Milletin tanımı nedir?

AE: Biz Halil İbrahim milletiyiz. Mezara sokulduğunda insanların cevap verdiği millet. Ve Türk Milleti bunun en önemli şubesidir, bayraktarlığını yapmıştır, kanını dökmüştür. Onun için her Müslüman’ın, her insanın Türk Milleti’ne saygı göstermesi lazım. Kanıyla, canıyla, fedakarlığıyla… Türkiye’de bu gidişin sonu yanlıştır. Kürt meselesi, bilmem ne meselesi… arkasından hangi meseleler çıkacak? Gürcü, Boşnak meselesi mi? Ne demek benim kardeşimi sen mesele yapıyorsun? Ben kızını alıyorum, kız veriyorum mesele mi bu? Allah birlik emrediyor, Resulullah birlik emrediyor bir takım manyaklar mesele diye çıkıyor orta yere…

S: Güneydoğu’da, Doğu’da bir sorun olduğunu nasıl ifade edeceksiniz?

AE: Elbette Güneydoğu’da, Anadolu’da, Trakya’da da, Doğu Anadolu’da da vardır, olabilir. Ama çözüm, çözmek isteyenler için basittir. Evvela kardeşlik vardır. Hz. Ebubekir diyor ki ‘Kim haklı ise o güçlüdür, kim haksız ise ne kadar güçlü görünürse görünsün yanımda en güçsüz kişidir’ diyor. Devlet bu benim anladığım. Haklı mısın kardeşim baş üstündesin. Hürriyet mi istiyorsun, dil mi, okumak mı, eğitim mi, yol mu istiyorsun? Ne işe yarıyor devlet peki? Doğusu batısı mı olurmuş bu işin? Biz kardeşiz. Vatan bir, kitap bir. Ve içlerinden gelmiş en büyük insanlar bunu söylemişlerdir. Alın Saidi Nursi’yi, alın Ziya Gökalp’i bunlar Kürt kökenlidir. Senden de benden de milletçidir. Milliyetçi demiyorum, milletçi! Biz milletçi olacağız. Vatanımız bir, kıblemiz bir, dinimiz bir.

ÇÖZÜMÜN ADRESİ MECLİS’TİR

S: Millet Partisi olarak seçime gireceksiniz. Bir kaç sefer bağımsız aday olarak girdiniz galiba daha önce? Baraj meselesi için.

AE: Zihin okuma gibi oldu. Buna şikâyet ediyorum ben, bu doğru değil, zulümdür. Bu adaletsiz seçim kanunu ile hiçbir yere varamayız, günahtır, yazıktır. Üstelik biz bazı insanların yollarını açtık. İsteriz ki veballi seçim yapmasınlar. Günah olur. Türkiye’nin bugün bir yığın meselesi olur, yarın başka meseleleri olur. Çözümün adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne neden Türkiye’nin en çok sevdiği, saydığı insanları getirmiyoruz? Neden engel koyuyoruz? Bu yanlıştır. O zaman ne yapıyor insanlar, hiç de istemedikleri halde partilerini bırakıyorlar, bağımsız oluyorlar. Yazık olmadı mı Muhsin Bey’e o kışta kıyamette? Günah, bu zulmü yapmayalım.

MİLLET PARTİSİ’NİN GRUP KURDUĞU BİR MECLİS

S: Seçim barajı ortadan kaldırılırsa her şey süt liman mı olacak?

AE: Birinci iş adaletten korkmamak lazım. Allah diyor ki adil olun. Şu da olsun bu da olsun dediğimiz zaman şeytan girer işin içine. Adalet bizi doğruya götürür. Meclis’te ne yapacaksak yapalım. Gözümüzü kaşımızı kıracaksak Meclis’te kıralım. Dağda bayırda insan ölmesin yazıktır. En kritik seçim döneminde 91’de Sayın Erbakan, Sayın Türkeş beraberdik. Leyla Hanım vardı. O hadiseli Meclis’te beraber bulunduk. Keşke Sayın Çiller Türkiye için demokrasi ayıbı olan o arkadaşlarımızın kafalarını böyle bastırarak koymasaydı. Adalete ihtiyacımız var; adil bir seçim kanunu. Ve aklı başında iş yapabilen insanların oluşturduğu, hele Millet Partisi’nin grup olduğu nitelikli bir Meclis olursa Türkiye’nin bütün meselelerini süratle çözeriz.

YOL YAPACAĞIM DEMEDİNİZ

S: Yol yapacağım, şunu yapacağım, bunu yapacağım falan demediniz.

AE: Vatandaşlarım ben size kendi bahçenizden erik, elma çalmayın diyorum. Gereksiz. Bu vaatlerin hepsi o. Ben bahçenizi sahiplenin diyorum. Millet Partisi’nin demek istediği bu; gelin devletimize sahip çıkalım, devletimizi devlet yapalım.

Mesela bir hanımefendinin seçilirse Konya’da, Afyon’da veya Siirt’te bürosu olacakmış, taşıyacakmış. Neyi taşıyorsun? Sen parlamentonun nasıl çalıştığını bilmiyorsun. Hükümet olmadıktan sonra o işin bir anlamı yok. Sen vatandaşların dertlerini getirmekle götürmekle siyaset yapamazsın ki. Milletvekillerimizin %99’unun şu an yaptığı, Anadolu’dan Ankara’ya gelen seçmenlerinin işlerini yapmaktır. Yanlış mı diyorum? İş takipçiliği yapılıyor. Siyaset bu olamaz. Afyon milletvekili, Konya milletvekili, Siirt milletvekili olamaz. Olamaz böyle Van milletvekili olamaz kardeşim. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin her bir üyesi Türkiye milletvekilidir. Ne demek ya…

Esası itibari ile bugünkü yapılanmamız içinde, bu Meclis’in kuruluşunun temelinde her bir milletvekili aynı zamanda hem Van, hem Siirt, hem İstanbul, hem Ankara… milletvekili olmaya mecburdur.

S: Efendim süremizin sonuna geldik, çok teşekkür ederim

AE: Ben teşekkür ederim.