Millete ve Millet Partisi’ne Kurulan Tuzak!

0 4046

Türkiye’nin önündeki en büyük problem, milletin mecliste temsili meselesidir. Zira yürürlükte olan antidemokratik seçim kanunu , siyasi partiler kanunu ve milletvekilinin irade hürriyetini engelleyen meclis içtüzüğü millet iradesinin mecliste tecellisine imkan vermemektedir.

Türkiye’ye demokrasi konusunda baskı yapan iç ve dış güçler, ne hikmetse demokrasinin olmazsa olmaz şartı olan,  milletin iradesinin mecliste adil bir şekilde temsilini sağlayacak bu en önemli konuyu ağızlarına dahi almamaktadırlar. Senden oy isteyerek,  bu yasaları meclise geldiklerinde değiştireceklerini söyleyenler ise,  iktidara geldiklerinde bu adil olmayan yasların kendilerine sağladığı iktidar nimetini,  hoyratça,  tepe tepe kullanmakta ve bu yasaları değiştirmek için kıllarını bile kıpırdatmamaktadırlar.  Sana zerre kadar acımadıkları aşikârdır.  12 Eylül öncesinde Türkiye’yi kanlı bir anarşinin içine sürükleyen eski siyasiler, 12 Eylül yönetimi tarafından siyasi yasaklı hale getirildi. 12Eylül yönetimi Türkiye’yi eski siyasi kadrolardan arındırıp,  yeni temiz kadrolara teslim edeceklerine söz verdi.  Ancak buna rağmen,  1983’te yapılan seçimlerde kendisini,  Amerika’nın açıkça desteklediğini söyleyebilen bir siyasi lider ve kadrosu iş başına gelebildi.  Sayın Özal 4 yıllık icraatında Türkiye’yi iflasın eşiğine getirdi ve tehditle “Beni seçmezseniz çeker giderim” diyerek ve seçim kanununu on bir kez değiştirerek oy kaybetmiş olmasına rağmen,  bir kez daha iktidar koltuğuna oturdu.  Özal seçim kanununu,  seninle ağlayıp seninle gülen,  davası,  derdi senin derdin olan Millet Partisinin seçimlere katılmasını önlemek,  yani senin gerçek iktidarını engellemek için değiştirdi.  Bu çok büyük bir iddia gibi görülebilir,  burada açıklayacaklarımız kanaatinizi değiştirecektir inancındayız.  1987 seçimlerinden önce,  bir siyasi partinin seçimlere katılabilmesi için,  45 il ve bu 45 ilin en az 1/3 ilçesinde teşkilatını kurması gerekiyordu. 1984 te kurulan o zamanki adı Islahatçı Demokrasi Partisi olan Millet Partisi bu teşkilatlanma barajını aşarak seçimlere katılmaya hak kazandı.  Bu seçimin özelliği,  misyonları önceden bilinen ve emanetçi liderlerle varlığını devam ettiren eski partiler ile 12 Eylülden sonra medya tarafından umut haline getirilmiş,  iktidar olduktan sonra dört yıl içerisinde Türkiye’yi iflasın eşiğine getirip kredisini tüketen Anavatan Partisi ve hiçbir partinin devamı olmadığını ilan eden,  yaptığı çalışmalarla kadrosunu önceden hazırlamış eskilerle hiçbir organik bağı olmadığını söyleyen,  senin derdinin devası Millet Partisinin seçimlere katılması idi. Bir tarafta eskiler ve kredisini tüketmiş A. N. A. P karşısında,  Millet Partisinin samimi mesajı , çarıklı erkanı harp feraseti olan bu güzel gönüllü milletin dikkatini elbette çekecekti. Nitekim senin bu ferasetin , 2002 seçimlerinde görüldü. Sana zulmeden iktidar partisini % 22 lerden,  %1 e düşürüp,  cesametleri ile övünüp birliğe yanaşmayanları barajların altına gömdü

Aziz millet,  sayın Özal senin iktidara gelmeni durdurmak için,  sesimizin sana ulaşmasını engelleyecek desiselere başladı.  Seçimlere çok az bir zaman kala, partilerin seçimlere katılabilmesi için gerekli teşkilatlanma barajlarını yükseltti. 45 il ve bu illerin 1/3 ilçesinde yeterli olan teşkilatlanma barajını 52 il ve bu illerin en az 2/3 ilçesinde teşkilatlanma şartına çıkardı. Fakat mecliste gurubu bulunan siyasi partileri (ANAP,  SHP,  DSP,  DYP) bu teşkilatlanma barajından muaf tuttu. Seçimlere çok az bir zaman kalmış olmasına rağmen, Millet Partisi, bu teşkilatlanma barajını da aşarak seçimlere tekrar katılmaya hak kazandı. Millet Partisi bu teşkilatlanma barajını aşınca sayın Özal bu sefer 2/3 ilçedeki teşkilatlanma barajına, bu ilçelerin en az 1/3 beldesinde de teşkilatlanma şartı getirdi. Neredeyse Millet Partisi’nin hane hane teşkilat kurmasını isteyecekti. Fakat bunları yaparken mecliste gurubu bulunan siyasi partileri hep muaf tuttu. Millet Partisi bu teşkilatlanma barajını da aşmayı bildi ve tekrar seçimlere katılmaya hak kazandı.  Meclis dışında bulunan Milliyetçi Çalışma Partisi ve Refah Partisi ise teşkilatlanma barajını aşamayarak seçimlere katılma hakkından mahrum kaldı. Bu durumda mecliste gurubu bulunan dört parti ANAP, DSP, SHP, DYP ile 5.  parti olarak Millet Partisi seçimlere katılıyordu. Bir tarafta eskiler ve yepyeni Millet Partisi. Senin bunu fark etmemen mümkün değildi. İşte kurtuluş anın bu olabilirdi. Ancak sayın Özal Millet Partisinin sesini boğmak ve kafanı karıştırmak için teşkilatlanma barajını aşamayan RP ve MÇP ‘nin teşkilatlanma barajını aşamasa da bu sefere mahsus olmak üzere,  seçimlere katılmasına izin verdi.  Seçim kanununun, kendilerini seçime sokmamak için değiştirildiğini iddia edenlere ithaf olunur. Ancak durum Millet Partisinin sesinin kesilmesine yetmeyebilirdi. Çünkü hala bir tarafta eskiler ve bir tarafta ,  Millet Partisi . Elbette hala dikkat çekiyordu. Fakat sayın Özal’ın desiseleri henüz bitmemişti. Millet Partisinin sesini boğmak için sayısı onu bulan,  hiçbir ilde dahi teşkilatı bulunmayan tabela partilerinin,  hiçbir insaf ve izana sığmayan bir ölçüsüzlük ile bir defaya mahsus olmak üzere seçimlere katılmasına izin verdi. Ve Millet Partisini,  bilmediğin için senin gözünde bir tabela partisi konumuna soktu. Bunlar yetmiyormuş gibi bu seçimlere kadar,  gelenek haline gelmiş siyasi parti liderlerinin şahsen yaptığı televizyon ve radyo konuşmalarını kaldırarak, siyasi partilerin propaganda konuşmalarını birer dakikalık spikerlerin okuduğu mesajlar haline dönüştürdü. Yani sayın Özal senin kafanı karıştırmak ve doğru tercih yapmanı engellemek için sana tuzak kurdu.  Aziz millet !Bunu iyi bil ve Millet Partisini iyi tanı . Anlattıklarımızın tastamam doğru olduğunu göreceksin. Millet Partine sahip çık ve sana kurulan tuzakları boz.  Millet Partisine et gözünle değil, gönül gözünle bak , anlayacak ve bileceksin. . . . . .

Benzer yazılar

0 825

Yorum Yazın

Bir yorum yazın