‘KARDEŞLİK VE BARIŞ ŞÖLENİ’ ÇOŞKU İÇİNDE YAPILDI
Muhteşem Türkiye’ şöleni Ankara’da 8 Mayıs 2011 Pazar günü Büyük Anadolu Konferans salonunda büyük bir coşku içinde yapıldı.
Şiddetin esir aldığı siyasal karanlığa ve kargaşaya inat, Millet Partisi kardeşlik ve barış şöleni Ankara Büyük Anadolu Oteli kongre salonunda binlerce kahraman beyin, hanımefendinin ve geçlerin katılımıyla yapıldı!.. Bu tarihi toplantı anlatılmaz, anlatılamaz. Şunlar söylenebilir bu tarihi toplantı hakkında: Ancak yaşayanların anlayabileceği bir heyecan, bir coşku, bir sevinç, bir kavuşma, bir kaynaşma, bir kardeşlik ve bir mutluluk tablosu toplantısı… Görmeliydiniz çakmak çakmak çakan gözleri, ışıl ışıl yüzleri… Yaşamalıydınız, ‘Muhteşem Türkiye’ heyecanının doruğa çıktığı, gençlerin ta yüreklerinden gelen sevgileriyle coşarak salonu bir mehteran vuruşu gibi ‘Millet iktidar, Edibali başbakan’ haykırışlarıyla sarsıp yerinden oynattığı o ‘Muhteşem Türkiye’ kararlılık toplantısını. Yaşamalıydınız hanımefendilerin, beyefendilerin ve 80’lik ninelerin, 80’lik dedelerin; gençlerin ‘Muhteşem Türkiye’ haykırışlarına ‘Muhteşem Türkiye’ diyerek dilleriyle, alkışlarıyla, gözyaşlarıyla ve dualarıyla ta yüreklerinden kopup gelen sevgi haleleriyle katıldıklarını… Görmeliydiniz ‘Muhteşem Türkiye’ sevdasının yüreklerde tutuşarak kahraman millet sevdalılarının, millet aşıklarının ellerinde temellerinin duvarının, demirinin yavaş yavaş yükselmeye, filizlenmeye başladığını… Yaşamalıydınız 50 yıllık şanlı şerefli hazırlık döneminde yetiştirilmiş pırıl pırıl Millet kadrolarının Edibali liderliğinde emin adımlarla, kararlılıkla iktidara yürüdüklerini…
“Sayın Başbakanın bulunduğu konvoya yapılan terörist saldırı sırasında bir polis memurumuz şehit oldu. Bir polisimiz de yaralı.
Ne yazık ki terörün temsilciliğini yapan bir partinin bazı sözcüleri silahların gölgesinde, kan ve cinayet baskısı altında ülkeyi tehdit ediyor ve ne yazık ki bazı sonuçlar da alabiliyorlar… “İnat ederseniz isyan büyür… Mısır gibi mi olur, Suriye gibi mi olur? Bir felaketin eşiğindeyiz, ağır ağır değil, hızlı hızlı gidiyoruz… Kendi statüsünü oluşturacak güçteyiz” vs. diyorlar.
Ne yapılan saldırı ve ne de şehidimizle ilgili en ufak bir üzüntü de yok. Ama saldırgan bayan terörist sözcüsünün hazin sözlerinden çok sonra birisi üzüntüsünü söylüyor, ama gene tehdit ve gene terörün perde arkasındaki devletlere sığınma…
Ve bütün bunların, Sayın Başbakanın birkaç gün önceki, “benim bundan böyle bir Kürt meselem yoktur, Kürt kökenli vatandaşlarımın meseleleri vardır.” tarihi sözü veya dönüşünden hemen sonra yapılması, elbette ki anlamlıdır. Sayın Başbakan’a, Türk Milleti’ne ve emniyet güçlerimize baş sağlığı diliyoruz.
SİYASETTEKİ ŞAŞKINLIK DÖNEMİ BİTECEK…
Ama Sayın Başbakan’ın, yıllar önce söylediği bir sözün nelere sebep olduğunu Allah rızası için düşünmesi ve ne gibi felaketlere sebep olduğunu görmesi gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Hatırlayalım Sayın Gül, ‘Türkiye’nin en önemli meselesi’ diye takdim ederken nasıl bir kafa karışıklığının, nasıl bir siyasal hazırlıksızlık ve hazımsızlığın esiri olduklarını göstermiyor muydu?
“İster terör deyin, ister Güneydoğu Anadolu meselesi deyin, isterse Kürt meselesi deyin” lafı çözüm değil, kafa karışıklığının ifadesi değil miydi? Bu siyasal şuur bulanıklığı, bu kafa karışıklığı Türkiye’de iktidara gelmiş bulunan partilerin ne kadar yalın kat, ne kadar hazırlıksız, milli şuur ve milli tarih idrakinden mahrum olduğunu göstermiyor mu?
Millet Partisi hiç bir siyasal harekete nasip olmayan bir hazırlık dönemi yaşamıştır. Ve bu dönemde Türkiye’nin tüm problemleri tespit edilmiş ve çözümler üzerinde çalışılmıştır. Ve seneler süren bu çalışma süreci Türkiye’ye milli siyaset kadroları kazandırmıştır. Ve bu birikim başka partiler tarafından kapışılmıştır.
Millet Partisi, bütün engellemelere rağmen, Türkiye’nin 81 ilinde seçimlere tam kadro katılıyor ve adaylarını Büyük Türk Milleti’ne takdim ediyor… Vatandaşlarımızın desteğini bekliyor…
Şölen Türkiye’de şiddete teslim olmuş aciz ve şaşkın siyaset anlayışından şikayetçi olan tüm vatandaşlarımız için sevinç ve mutluluk kaynağı oldu. Birliğin, gelişmenin ‘Muhteşem Türkiye’nin adresinin Edibali liderliğindeki Millet Partisi olduğu bir kez daha görüldü.