TARİHÇE

KUTSAL TARİHİ MİSYON

İlk atamız Hz. Adem ve Havva’dan Nuh’a, Nuh’tan Oğuz’a, Hz. İbrahim’den Hz. Muhammed’e, Saltuk Buğra Han’dan Osman Gaziye, Alpaslan’dan, Selahaddin Eyyubi’ye, Fatih’den Yavuz ve Muhteşem Süleyman’a, Abdülhamit Han’dan Atatürk ve Fevzi Çakmak’a hak, hukuk, adalet, tevhid, birlik, kardeşlik ve barış kurucu, devletler kuran kutsal tarihi bir misyon üstlenen şanlı bir milletin mensupları ve mirasçılarıyız…

‘Türk atları Vistül’de sulandıkça rahat’ olan Lehliler… İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın imdadına yetişen şanlı akıncı… İngiliz ablukasını Osmanlı yardımıyla kıran İrlandalılar, Kudüs’te Müslüman-Yahudi-Hristiyan’ı bir arada barış içinde yaşatan Osmanlı fermanı, Osmanlı’ya bağlılık yemini eden Doğu Türkistanlılar ve Endonezyalılar tarihimizin altın sayfalarından sadece bir kaçı…

Üç kıta yedi deniz hakimi, ‘taht alan’ taç giydiren, krallara buyruk yağdıran, dünyayı hak, hukuk ve adaletle tanzim etme iradesinde; mazluma şefkat ellerini uzatan, bileğinin hakkıyla kerim bir cihan devleti… Emperyalist güçlerin sömürgeci amaçlarına engel, dünyanın stratejik merkezinde konumlu cihangir Osmanlı İmparatorluğu!..

 MUHTEŞEM İMPARATORLUK PARÇALANIYOR VE KALBİ İŞGAL EDİLİYOR

Haşmetli, muhteşem İmparatorluğumuzu kaybetmemizin ardından; milletimizin ve ülkemizin yeryüzünden tamamen silinmek istendiği, ‘Şark meselesi’ planının uygulanmaya konulduğu, İstanbul dahil olmak üzere Anadolu’muzun dört bir yanının pis düşman çizmeleriyle tekmelenerek küfredildiği kara günler…

 MİLLİ MÜCADELE

Bu işgale karşı bir ses yükselir Anadolu’nun bağrından! Esaret kabul etmeyen kahramanlar, milleti teşkilatlar düşmana karşı, ‘Korkma!’ diyerek…

‘Korkma!’… ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!’ diyerek bir bağımsızlık mücadelesi başlatır, Kuvây-ı Milliyeciler Mustafa Kemal önderliğinde. Adı: ‘Milli Mücadele’... Milli Mücadele 30 Ağustos ve 9 Eylül’le zaferle taçlanır…

 YENİDEN MİLLİ MÜCADELE

Yıl 1965!.. Ülkemizde anarşinin kol gezdiği, gençlerin sağ-sol çatışmalarında kaybedildiği, ‘Kara göklerin kül rengi bulutlarla kaplandığı’ o karanlık günlerde, Aykut Edibali liderliğinde bir avuç inançlı genç bir kahramanlık hareketi başlatırlar: Adını Yeniden Milli Mücadele koyarlar, İstiklal Savaşından esinlenerek!..

Sıkıntılardan kurtuluşun, Mustafa Kemal'in, ‘Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ vecizesindeki gibi milletten geçtiğini bilen Edibali ve arkadaşları, buhranın, ilmin kılavuzluğunda bilinçli çabalar ile aşılabileceğine inanırlar.

Mücadeleciler, kendi insanına, aklına, milli manevi değerlerine güvenmeyen kökü dışarıda kurtuluş çabalarının, Batı taklitçiliğinin milletimize yeni bunalımlar ve buhranlar getireceğini savunurlar.

Emperyalizmin her türlüsüne, komünist ihtilal hareketlerine de, mandacılığa da karşıdırlar.

Kültürel soysuzluğa, köksüzlüğe, cehalete, israfa, etnik ayrıma, anarşiye, teröre, askeri ve sivil darbelere, işsizliğe, yoksulluğa, yolsuzluğa, rantçılığa, mafyaya, rüşvete, emek sömürüsüne, gelir dağılımı adaletsizliğine, geri kalmışlığa, enflasyona karşı çıkarlar ve projeler geliştirirler…

 SİYASET İBADETİN DEVAMIDIR

Sevgi, saygı, birlik, kardeşlik, dostluk, gelişme, demokrasi ve barış içinde insanları zengin, mutlu-huzurlu, dünyayla dünya liderliği için yarışan; Türk dünyası, İslam dünyası ve dünyada barışın teminatı, güçlü, muktedir, ‘Muhteşem Türkiye’yi kurmak hedeftir…

Türkiye'nin problemlerinin çözümünün, ülke düzeyinde siyasi teşkilatlanmayla mümkün olacağını gören, savundukları fikirlerin Türk Milleti'nin varlık ve bekası için hayırlı sonuçlara vesile olacağına inanan Edibali ve arkadaşları demokratik yollardan halkı etkileyerek iktidar olmak için 1984 yılında Islahatçı Demokrasi Partisi’ni (IDP) kurarlar.

Böylece ilkeleri, ilim, milli dünya görüşü, ahlak, gelişme, meşruiyet, hürriyet, şahsiyetçilik, adalet, barış, birlik olan; siyaseti yalandan, dolandan, riyadan ayıracak, ibadetin kardeşi kılacak kutlu bir hareket siyasete mührünü basar. Siyaset ibadetin kardeşi, makam millete hizmet yeri, siyasetçi milletin hizmetkarıdır.

Vatandaşlarımızın iradesinin Meclis’te eksiksiz temsili için barajsız bir demokrasiyi, Meclis kürsüsü dışında milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını, anti demokratik seçim yasaları ve siyasi partiler yasasının değişmesini isterler.

Kavmi, mezhebi, dini taassupları aşan bir anayasal vatandaşlık sözleşmesi; sivil, demokratik, çağdaş, yeni bir milli mutabakat anayasası… ve hukuk devleti Türkiye!.. güçlü, kadir ‘Muhteşem Türkiye’ hedeftir.

1987 yılında ‘Partiler Arası Konfederatif İşbirliği’ teklifi, 1991 Islahatçı Demokrasi Partisi, Refah Partisi ve Milliyetçi Çalışma Partisi arasındaki ‘Üçlü İttifak’ bir demokrasi zaferidir.

 MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK VE BÖLÜKBAŞI’NIN HATIRALARI

Millet Partisi 1948 yılında Mareşal Fevzi Çakmak tarafından dönemin despot-faşizan CHP yönetimine karşı, insan hak ve hürriyetlerini, demokrasiyi, milli kültür ve değerlerimizi savunmak için kurulmuştu. Genel Başkanlığını uzunca bir müddet Osman Bölükbaşı yürüttü. IDP’nin 23 Kasım 1992’deki büyük kurultayında Millet Partisi, Birlik ve Barış Partisi ile Bayrak Partisi IDP'ye katılarak yeni bir birliğin temellerini attılar. Aynı kurultayda IDP adını, Millet Partisi olarak değiştirdi ve Genel Başkanlığı’na Aykut Edibali seçildi.

 MİLLİ, DEMOKRATİK, ÇAĞDAŞ, SİYASİ PARTİLER PLATFORMU

Millet Partisi’nin, Türk Milleti’ni hükümran kılmak için, egemenlik haklarını eksiksiz kullanması için, milletin devletini yönetmesi için; milli güçler arası işbirliği çağrısı hemen her platformda sürdü. 1987 ‘Fazilet Misakı’, 1992 Erbakan-Türkeş-Edibali ‘Üçlü İttifak’ı, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile ‘Milli Mutabakat’ ve daha sonra 2007’de “Milli, Demokratik, Çağdaş Siyasi Partiler Platformu” çağrıları bunlardan sadece birkaçı…

Millet Partisi, insanımızın hür, zengin ve mutlu; milletimizin rehber, önder; ülkemizin gelişmiş; devletimizin güçlü, kadir ve muktedir ‘Muhteşem Türkiye’ olarak dünyanın en seçkin insanları, en seçkin milleti, en seçkin devleti olmayı hedeflemekte, bunun için çalışmaktadır.

Millet Partisi beşikten mezara tüm insanlarımızın sevincini, mutluluğunu ve acısını paylaşmak, derdine derman olmak için vardır...

Millet Partisi insanımızın ve ülkemizin her canlı ve cansız varlığının haklarının, her türlü zenginliğinin korunması, geliştirilmesi ve iyi değerlendirilmesi için vardır…

 SEVGİLİ GENÇLER!.. KAHRAMAN HANIM VE BEYLER!

Millet Partisi tüm insanlarımızı ‘Halil İbrahim Sofrası’na çağırmaktadır…

Millet Partisi, ‘Her köyde bir Yunus’ dirilterek, ‘Muhteşem Türkiye’yi gerçekleştirme azim ve sevdasıyla yanıp-tutuşan kahramanlara yeni kahramanlar ekleyerek seferini sürdürmektedir.

Bu sonsuza yürüme seferi; insanımızı ve milletimizi tehlikelerden koruyup, maddi ve manevi yücelişimizi sağlayarak; hak, hukuk, adalet, bağımsızlık, hakimiyet ve kadiriyet bayrağını yükseltme mücadelesidir.

Millet Partisi’nin davası insanımızın hayatın gerçek manasını anlayarak uyandırılması davasıdır. Millet Partisi’nin davası Türk Milleti’nin varlık ve beka davasıdır.

Millet Partisi bu hedefi gerçekleştirmek için ‘kin, nefret ve husumet dalgalarını yara yara ‘Muhteşem Türkiye’ hedefine yürümektedir.

Sevgili gençler! Kahraman hanımlar ve beyler!

Haydi! Tarihi, kutsal misyonla yüklü şanlı, şerefli bayrak seferberliğine!..

Haydi! Rehber, önder olmaya!.. Bayrağı yükseltmeye!..

Haydi! Mutlu, müreffeh, zengin, özgür insanlar diyarı; hak, hukuk, adalet, birlik, kardeşlik ve barış yurdu;

İslam rönesansı, yenilikler, gelişmeler dünyası, güçlü, muktedir, ‘Muhteşem Türkiye’yi gerçekleştirmeye!..

Haydi Millet Partisi’ne…