GENEL BAŞKAN SAYIN CUMA NACAR’IN DENİZLİ GAZETECİLER CEMİYETİ’NDEKİ BASIN TOPLANTISINDAN

DENİZLİ GAZETECİLER CEMİYETİ’NDE BASIN AÇIKLAMASI

“Değerli Basın Mensupları
Aziz Denizlili Hemşehrilerim, Vatandaşlarım!

BARTIN ŞEHİTLERİMİZE SELAM OLSUN!

Toplantımıza başlamadan önce vatan ve millet uğruna can veren tüm şehitlerimize ve geçtiğimiz günlerde Bartın’da yaşanan maden faciasında yitirdiğimiz 41 maden şehidimize Allah’tan rahmet yaralılarımıza acil şifa ve başta şehitlerimizin aileleri olmak üzere milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

MİLLÎ MÜCADELE KAHRAMANLARININ YAKTIĞI EGEMENLİK MEŞALESİNİ KAHRAMAN DENİZLİLER KIYAMETE KADAR YAKACAKLAR

Bu arada, Osmanlı Türk Cihan İmparatorluğu yıkılırken, Anadolu’yu işgale yeltenen Yedi Düvel’in kuklası işgalci Yunan’a kahramanca direnen Millî Mücadele kahramanlarının Denizli şehrinde misafir olmaktan mutluluk duyuyorum ve bu kahramanlara ve kahramanlara liderlik yapan Müftü Ahmet Hulusi Efendiyi de rahmetle anıyorum. O mücahitlere, Millî Mücadele kahramanlarına dua ve selam ediyorum. İnanıyorum ki onların yaktığı Millî Mücadele ateşini kahraman Denizlililer, Egeliler ve büyük Türk Milleti kıyamete kadar yaşatacaktır!

BARTIN KÖMÜR FACİASI KADER DEĞİLDİR, ‘KADER’ DİYENLER KENDİ SUÇLARINI ALLAH’A YÜKLÜYORLAR

Bartın’da ekmek parası kazanmak için çalışırken iktidarın ve yöneticilerin tedbirsizliği sebebiyle şehit olan işçilerimize Allah rahmet eylesin. Yakınlarına Kadir Mevla sabırlar versin. Yaralılarımıza geçmiş olsun. “Tedbir takdiri bozmaz” ancak tedbir almak Allah’ın emri; aklın, bilimin ve mantığın da gereğidir. Yaşadığımız son facia insanı değil, rantı merkeze alan siyasal anlayışın iflas ettiğinin ispatıdır. Facia sonrasında yapılan talihsiz açıklamalar AKP iktidarının çaresizliğini göstermesi bakımından son derece çarpıcıdır. Bu geliyorum diyen facia asla bir ‘kader’ değildir. Bu olsa olsa iktidarın tedbirsizlik suçunu kadere yükleyerek 41 madencinin hesabından sıyrılma gayretidir. Ayrıca hiçbir maddi destek ve kazanım yitip giden gencecik insanlarımızın canını geri getirmeyecektir. Basiretsiz ve sorumsuz siyasal anlayışın sonucu analar evlatsız, kadınlar eşsiz ve çocuklar babasız kalmıştır. Daha 2014 yılında Soma’da kaybettiğimiz 301 canımızın acıları bile küllenmemişken bugün yitirdiğimiz 41 canın hesabını AKP iktidarı siyasal sorumluluğu gereği vermek zorundadır.

HANİ’ AKP YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE YASAKLARI KALDIRMAK İÇİN GELMİŞTİ (!?)
O AKP ŞİMDİ NEREDE?

Basınımızın Değerli Mensupları!
Hatırlarsınız AKP 2002 yılında ‘3Y’ ile mücadele diyerek yani ‘Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklarla’ mücadele edeceğim diyerek iktidara geldi. Ancak 20 yıllık AKP iktidarında ne yoksulluk azaldı, ne yolsuzluk bitti ne de yasaklar kalktı.
Yasaklar kalkacak derken, dağlar gibi yığılan siyasal, sosyal ve ekonomik sorunlara çözüm üretmekte aciz kalan AKP iktidarı, medya ve sosyal medyada iktidarın yanlışlarına karşı yükselen olumsuz sesleri daha da kısabilmek, korku ve baskı iklimini daha da arttırmak için çareyi dezenformasyon yasası adı altında sansür yasası çıkarmakta buldu. Tabi bu yasa ile basın mensuplarının sesi soluğu da kesilmek isteniyor. Basının, televizyonların, internet sitelerinin, gazetecilerin, yazarların, düşünürlerin de doğru haberleri vatandaşlarımıza aktarmalarının önüne geçilmek isteniyor. Anlaşılan iktidarı gitme korkusu sarmıştır! Hani sen 2022’de yasakları kaldırma vaadi ile gelmiştin. Şimdi bir vatandaşın ‘Bu iktidar gidici!’ demesini bile suç haline getirecek tamamen gayri meşru, tamamen gayri hukuki bir yasa çıkarmakla kendini kurtaracağını mı sanıyorsun? Yok öyle yağma!

TÜRK MİLLETİ, HAKSIZLIK VE HUKUKSUZLUK KARŞISINDA SUSMAYACAK, DAİMA HAKKI HAYKIRACAKTIR

Büyük Türk Milleti susmayacaktır, yazarları, düşünürleri, gazetecileri haksızlık karşısında, zulüm karşısında susmayacaktır. İktidarı bu yanlıştan bir an önce dönmeye çağırıyoruz!
İktidar da muhalefet de şunu iyi bilmelidir ki zehrin panzehiri daha çok demokrasidir. Gerçek demokrasi ise konuşmaktan, konuşabilmekten, hakkını aramaktan ve kendinden olmayanı ötekileştirmeden ve ayrıştırmadan toplumun her kesiminin sesini duyurabilmesinden geçmektedir. Hiçbir baskı ve korku iklimi baki değildir. Aziz milletimiz her türlü baskı ve zulmü ters yüz edecek ferasete sahiptir.

14 MİLYON VATANDAŞIMIZ YOKSUL, MUTFAK YANGIN YERİ, SANAYİCİMİZ PERİŞAN

Aziz Vatandaşlarım!
Ne Bartın’daki maden faciası, ne de iktidarın suni gündemlerle milletimizi meşgul ederek dikkatleri başka yerlere çekme gayreti ülkenin ve milletin gerçek gündemini ıskalamamıza asla fırsat vermeyecektir. Bugün 14 milyona yakın vatandaşımızın açlık sınırının altında ve sadece sosyal yardımlar ile yaşam mücadelesi verdiği gerçeğini kimse görmezden gelmesin. Çalışan, çalışamayan, asgari ücrete mahkum milyonlarca vatandaşımız ile birlikte yine milyonlarca emeklimiz ekonomik krizin ötesinde bir buhranın pençesi altında inim inlemektedir. Akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki insafsız artışlar çiftçimizi, sanayicimizi, esnafımızı, emeklilerimizi, ev kadınlarımızı hülasa tüm vatandaşlarımızı adeta perişan etmiştir. Fakire fukaraya, çalışana üretene kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkartan AKP iktidarı 20 yıldır mücadele ettiğini söylediği, yolsuzluk ve yoksullukla mücadele için yeni bir plan hazırlamış. Bu şartlarda bile keyiflerinden, kendilerinden tasarruf etmeyi hiç akıl etmeyen iktidar mensupları yine haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir seçime gitmeye hazırlanmaktadır.

5 SİYASİ PARTİYE YETİMİN HAKKI HAZİNEDEN 5 MİLYAR 25 MİLYON ULUFE!

2023 yılının seçim yılı olması sebebiyle 2023 yılı bütçe yasa teklifine göre 5 siyasi partiye Hazine’den toplam 5 milyar 25 milyon TL verilecektir. Desteklerin 2 milyar 183 milyon lirası AKP’nin kasasına girecektir. 1 milyar 162 milyon TL CHP’ye, 600 milyon lira HDP’ye, 569 milyon lira da MHP’ye, 511 milyon lira da İYİ Parti’nin kasasına girecektir. Fakir, fukara, yetimin hakkı Hazine’den siyasi partilere develer kurban etmek hangi akla, hangi insafa, hangi vicdana sığar? Buna ‘yardım’ değil sadece ‘Hazine talanı’ denilebilir. Millet Partisi iktidarında bu Hazine talanına son vereceğiz!

OKYANUS ÖTESİNDEN İCAZETLİ İKTİDARLAR(!?)

En acı gerecek ise Türkiye’deki partilerin 1948’lerden beri ABD’den ve ABD’deki uluslararası lobilerden icazet almadan iktidar olamayız acizligine düşmeleri ve iktidar olmak uğruna iplerini okyanus ötesine teslim etmeleridir. Rahmetli Menderes, Demirel ve Özal ve son olarak da Erdoğan bunun tipik örnekleridir. Böyle iktidar mı olunur? Olunsa olunsa Batı’nın hizmetkârı olunur! Şimdi de bu yola Kılıçdaroğlu da girmiş gibidir. Kılıçdaroğlu acziyetten midir nedendir -kendileri daha iyi bilirler- geçtiğimiz günlerde bir ABD ziyareti yapmıştır. Lafa geldiğinde milliyetçilik, yerlilik ve millilik naraları atan iktidarın da muhalefetin de yerlilik ve millik iddiaları tutarsız, çakma ve samimiyetsizdir…
Büyük Türk Milleti egemenliğine müdahale anlamına gelen bu gibi okyanus ötesi iş ve eylemlere girişenlere -her kim olursa olsun- iltifat etmemelidir!

TÜRKİYE BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’NİN MİLLİ İRADESİYLE GAZİ MECLİS GİBİ ANKARA’DAN YÖNETİLECEKTİR!

Millet Partisi, büyük Türk Milleti ve egemen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sağdan soldan, kuzeyden güneyden icazetle değil Ankara’dan TBMM’den büyük Türk Milleti’nin egemen millî iradesiyle yönetmeye taliptir.

AKP İKTİDARI TÜRKİYE’Yİ ÇIKMAZA SOKMUŞTUR

Değerli Basın Mensupları,
Bugün ülkemiz doğudan batıdan kuzeyden güneyden tehditlerle karşı karşıyadır. Kısa paçalı Yunan AKP iktidarı döneminde 2004 yılından bu yana Ege Denizi’ndeki 18 Türk adasını işgal etmiş, silahlandırmış ve üs kurmuştur. Güneyimizde ABD, AB ve Rusya terörist pkk-pyd vasal devletçiği peşindedir. Kıbrıs Rum Yönetimi Batı desteği ile Kıbrıs Türk Devleti’nin varlığını tehdit etmektedir. Bütün bu tehditlerle ilave olarak bugün birilerinin ucuz ve sorunsuz işgücü fırsatına çevirdiği sessiz istila ile demografik yapısı değiştirilmek istenen ülkemizin karşı karşıya kaldığı büyük tehdit olan sığınmacı ve mülteciler sorununu milli ve insani politikalar uygulayarak mutlaka çözüme kavuşturacağız. Bugün insanların ana- baba ocaklarını, anavatanlarını terketmelerinin en önemli sebebi emperyalist güçlerin zalimane sömürü çarkları ve hadsiz-hudutsuz hakimiyet savaşlarıdır.
Millet Partisi iktidarında devletimiz, dünyada sözü dinlenir rehber devlet konumuna gelecek ve emperyalist güçlerin mazlum milletleri sömürü oyunu son bulacaktır.

ÇARE MİLLET PARTİSİ İKTİDARIDIR

Değerli basın mensupları,
İktidarın ve uydu muhalefetin bütün acizliklerine ve çaresizliklerine rağmen Türk Milleti çaresiz değildir. Çözülmez zannedilen problemlere çare dostun da düşmanın da iyi tanıdığı Millet Partisi iktidarıdır! Millet Partisi’nin Muhteşem Türkiye yürüyüşü başlamıştır. Hedefimiz; insan hak ve hürriyetlerine dayalı hukuk devleti; milli iradenin önündeki engellerin kalktığı gerçek demokrasi; din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği laiklik; fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal devlet şemsiyesine alındığı kerim devlet; bilim hikmet ve erdemle donatılan sorun üretmeyen, çözüm üreten bilge devlet ve bilim toplumu; büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir bir Muhteşem Türkiye’dir.
Millet Partisi iktidarında tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı korunacak, israfa, gösterişe ve talana son verilecektir. Ehliyetli, liyakatli, emanet ehli, bilim ve hikmeti kendine rehber edinmiş Millet Partisi kadroları üretimi ve tasarrufu artıracak, israfı önleyecek, faiz ve enflasyonu sıfırlayacaktır. İktidarımızda çılgın projelere, israfa, rüşvete, torpile, faiz, zam ve enflasyon zulmüne son vereceğiz. İktidarın emrinde değil, hakkın emrinde milli iradenin hizmetinde, tarafsız, ehliyetli, liyakatli adil yargıyı ve yasamayı temin edeceğiz.
Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir meselesi yoktur. Millet Partisi’nin tertemiz mazisi, yakın tarihimizde ortaya koyduğu tezler en büyük referansıdır. Tarımda, hayvancılıkta, eğitimde, sanayi ve teknolojide, iş hayatında, kültür ve sanatta, iç ve dış politikada ortaya koyduğumuz tezler hala tazeliğini koruyor.

MUHTEŞEM TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ BAŞLAMIŞTIR.
HAYIRLI OLSUN

Buradan ilan ediyorum ki Millet Partisi’nin Muhteşem Türkiye yürüyüşü başlamıştır. Birleştiren, kaynaştıran, hak, hukuk ve adaletin hakim olduğu Muhteşem Türkiye yürüyüşümüze sevgili Denizlili hemşerilerimizi de davet ediyor, selam ve sevgilerimi sunuyorum.

Cuma Nacar
Genel Başkan

ÇARE MİLLET PARTİSİ İKTİDARIDIR.