ERDOĞAN-BAHÇELİ
KİRALIK KATİL ÖCALAN’DAN
NE UMUYOR?
EGEMEN MİLLÎ DEVLET AKLI MI?
İCAZETLİ POLİTİKA AKLI MI?
DEVLET TERÖRİSTLE PAZARLIK YAPMAZ.
Sayın Bahçeli’nin, terörist başı Abdullah Öcalan’ı TBMM çatısı altına çağıran açıklamasından sonra, DEM milletvekilleri İmralı’ya giderek terörist başı bebek katili ile görüştürler. Terörist başı DEM partisine, iktidara ve ana ortağına, tüm siyasi partilere ve TBMM’ne görevler yağdırmış DEM parti yetkililerinin açıklamalarına göre… PKK veya YPG’nin dağılması ile ilgili somut bir açıklaması ise bulunmamaktadır.
Suriye’de yaşananları Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin gücü ve başarısı olarak görenler, hatta hızını alamayarak sıranın Kudüs’ün fethine geldiğini söyleyenler, Türkiye’yi dünyanın süper gücü olarak görenler, PKK’nın yurt içinde bitirildiğini ve Kandil’in nefes alamadığını iddia edenler, YPG’yi bitirmekten aciz kalındığını görmemekte ısrar etmektedirler.
YPG’yi bitirmek bir yana Suriye’nin kuzeyinde 30 km derinlikte güvenlik bölgesi oluşturmakta bile acziyete düşmüşlerdir. Bir gece ansızın denilen gece bir türlü gelmemektedir.
HİÇ KİMSENİN ŞEHİTLERİN KEMİKLERİNİ SIZLATMAYA, GAZİLERİN KANINI HEDER ETMEYE HAKKI YOKTUR!
Öyle görülüyor ki iktidar ve ana ortağı, ana muhalefet ve bazı muhalefet partileri, Türkiye’nin vatanı ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne kastedildiğinin, böyle giderse yakın bir gelecekte bölünme ve parçalanmanın eşiğine geleceğimizin idrakinde değillerdir. Maalesef kaht-ı ricalin bu kadar yoğun yaşandığı bir başka dönem olmamıştır.
KATİLLERLE MÜZAKERE VEYA PAZARLIK ACİZLİKTİR
Çözüm milli birlik ve kardeşlikten geçmektedir. Milli birlik ve kardeşliğimizin savunucusu kanaat önderleri ve aydınlar, sessiz çoğunluk, sorunun çözümünde muhatap alınması gerekirken; cana, mala, ırza saldıran; yol kesen, kırk bin vatandaşımızın canına sebep olan, Kürtlerle alakası olmayan, Kürt’e kurban olasıca, taşeron bir terör örgütünün veya elebaşlarının muhatap alınması, hele hele elinde silahı ile gelen katil sürüsü teröristlerle aynı masaya oturulmaya çalışılması; müzakere ve pazarlık edilmesi bir akıl tutulmasıdır.
Türkiye, esefle ifade etmek gerekir ki mevcut iktidar ve muhalefetin ortaya koyduğu siyaset sebebiyle acziyet içindedir. Ancak unutulmasın ki aziz milletimiz her şeyin farkındadır, yapılanları not etmektedir ve affetmeyecektir.
Öte yandan Türkiye’nin bağımsızlığına gölge düşürecek her türlü anayasal düzenleme bir ihanettir. Hiç kimsenin örtülü olarak dikte ettirilen icazetli politikaları, anayasanın muhtelif maddelerine serpiştirerek meşruiyet kazandırmaya hakkı yoktur, haddi de değildir. Türkiye tam bağımsız egemen bir ülke olarak kalacaktır.
PKK silahlı terör örgütüne yeniden can suyu olacak yeni bir açılım/ saçılım sürecine girerek; geçmişte yaşanan acıları, ızdırapları tekrar etmekten şiddetle kaçınılmalıdır. Aksi halde aziz milletimizin vicdanında mahkûm edileceklerdir.
MİLLET PARTİSİ İKTİDARI ELZEMDİR
‘Bedeli her ne olursa olsun’ diyerek icazetle iktidar olanların ve icazetli politikalarla iktidarda kalmak peşinde koşanların, aziz milletimize bedel ödetmesine izin verilemez.
Milletimiz her türlü yabancı telkin, tehdit ve baskıya; demokratik ve meşruiyetçi yollarla, akılla, hikmetle, ilimle karşı çıkacaktır. Ülkeyi yönetenlerin şahsi ikballeri uğruna bu coğrafyanın kaderiyle oynamasına izin vermeyecektir.
Millet Partisi, devleti milletin hasretle gözlediği, duasında, rüyasında beklediği, ‘insan hak ve hürriyetleri’ne dayalı demokratik hukuk devleti, kerim devlet haline getirecek partidir. Milli birlik ve kardeşlik ile ülkede Türk-Kürt kavgası çıkartılmasına ve ülkenin bölünüp parçalanmasına engel olacak yegâne partidir. Böylesine zifiri karanlık günlerinde ülke, Millet Partisi’nin rehberliğine muhtaçtır.
Cuma NACAR
Genel Başkan




