11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da yaşanan soykırım, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. Katledilen masumları rahmetle anıyor, acılarını hâlâ yüreğimizde hissediyoruz.
Srebrenitsa, yalnızca geçmişin acısı değildir. Dün Bosna'da susan vicdanlar; bugün Gazze'de, Doğu Türkistan'da ve dünyanın dört bir yanında yaşanan zulümler karşısında da aynı sınavı vermektedir.
Biz, zulmün kimden geldiğine değil, kime yöneldiğine bakarız. Mazlumun dini, dili, ırkı ve coğrafyası değişse de acısı ortaktır. Bu nedenle dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun yanında, zalimin karşısındayız.
İnsan haklarını ve adaleti çıkarlarına göre savunan küresel güçlerin çifte standardını reddediyor, insanlığın ortak vicdanını adalet için harekete geçmeye çağırıyoruz.
Millet Partisi olarak inanıyoruz ki; zulme sessiz kalmak, zalime cesaret vermektir. Bu anlayışla hakkın, hukukun, adaletin ve insan onurunun savunucusu olmaya devam edeceğiz.
Muhteşem Türkiye idealimiz; güçlü olduğu kadar adaletin sesi, mazlumların umudu ve insanlığın vicdanı olan bir Türkiye idealidir.
Srebrenitsa'yı unutmadık, unutturmayacağız.
Mazlumu yalnız bırakmayacağız.
Adaletten asla vazgeçmeyeceğiz.




