ÖZEL POLİTİKALAR

ÖZEL POLİTİKALAR

Ulaştırma

Ulaşım hizmetleri sadece ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturmakla kalmaz., vatanın yekpare bütünlüğünün ve Türk milletinin vatan sınırları içinde, hükümranlığının da teminatını oluşturur.

Kara, hava ve deniz ulaşımını, ülke ihtiyaçlarının karşılamam konusunda biri diğerine tercih edilemez olarak kabul ediyoruz. Deniz taşımacılığının yetersiz kaldığı, hava ulaşımının da hakkıyla takdir edilmediği kanaatindeyiz. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’miz için denizin müstesna bir imkan olduğu açıktır. Yurt içinde ve yurt dışında deniz ulaşım imkanlarını azami sınırına yükseltmek kararındayız. Deniz taşımacılığı yoluyla iç ulaşım büyürken, Türkiye milletlerarası taşımacılıkta da büyüyecektir. Üç kıta ve üç denizin birleşim noktasındaki Türkiye için ulaşımın bütün türlerinde daha büyük oranlarda yer tutmak mümkün olduğu gibi, milletlerarası ticarette de artan oranlara ulaşmak mümkündür. Bu hedefi gerçekleştireceğiz.

Deniz ulaşımının temeli olarak gemi sanayi ve alt yapı hizmetlerini görüyoruz. Türkiye’de kısa sürede modern gemi sanayini tesis etmek kararındayız.

Hava ulaşımına büyük önem vermekteyiz. Değişik iklim şartlarının aynı mevsimde yaşandığı Türkiye’de özellikle tarım ürünlerinin pazarlanması ve ihracı konusunda seri nakliyatın önemi açıktır. Seri ticari eşya taşımacılığı ve personel nakli için hava taşımacılığının gelişmesini öngörüyoruz.

Türkiye’nin tüm kentleri arasında hava ulaşımını sağlayacağız. Sivil havacılığı ucuz, seri ve sağlıklı hizmet veren bir sektör haline getirecek tedbirleri alacağız. Bu alanda yerli uçak sanayini en kısa süre içinde safha safha gerçekleştirecek, yapılmış eserleri süratle tamamlamak kararındayız.

Kara taşımacılığında demiryollarına gereken önem verilecektir. Karayolu ve demiryolundan birini diğerine tercih için bir sebep görmüyoruz.

Ancak demiryolu ulaşımının ihmal edildiği ve gelişemediği kanaatindeyiz. Türkiye ticari eşya taşımacılığının en ucuz ve sağlıklı hizmet verebilecek bu sektörü modernize edebilecek, ucuz, seri ve güvenli ulaşım için gerekli tedbirler alınacaktır.

Savunma

Türkiye topraklarının bölünmez bütünlüğü ve Türk vatanının savunulması, savunma politikamızın baş hedefidir.

Benimsemiş bulunduğumuz “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” hedefi, ihtilafların sulh yoluyla ve adalet esasları çerçevesinde hallini öngörür.

Türkiye savunma politikasında tecavüzi bir düşünüşe yer yoktur. Ülkemizde , bölgemizde ve dünyada istikrarlı, adil bir sulhun var olması ülkümüzdür. Türkiye adalet esasına dayalı gerçekçi sulhun en önemli amili olacaktır.

Diğer taraftan Türkiye’nin jeopolitik, jeostratejik konumunun arz ettiği önem sebebiyle, sulhun Türkiye bütünlüğünün ve Türkiye’nin hayati çıkarlarının savunulması için savunmamızı azami seviyeye çıkarmanın kaçınılmaz bir görev olduğu inancındayız. Bu yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri’ni görevlerini ifaya muktedir, caydırıcı gücü tartışılmaz, maddeten ve manen üstün bir güç haline getirme çabalarına hız vereceğiz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni gündelik politikaların üstünde tutma kesin azmi ve kararı içindeyiz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan modern savunma sanayiini süratle geliştirmek kararındayız.

 Adalet

Adalet mülkün ve toplumun temelidir. Teşrii ve tevzii adaleti gerçekleştirip yaşatamayan toplumlar varlık sebeplerini yitirip toplumsal çözülüşe uğrarlar. Adalet ilkesinin tüm sosyal hayata hakim kılınması baş esastır.

Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesi bu esasın belirtisidir. Ferdi ve sosyal davranışların adaleti gözetmesi ve tüm düzenlemeleri adalet esasına göre yapılması şarttır. Hukuk devleti, bağımsız yargı, siyasal iktidar ve idarenin adli murakabesi, Türk hukuk gelişmesinin vazgeçilmez esasları halindedir. Bu esasların Türk toplumunun vicdanında gün geçtikçe daha da kökleşeceği inancındayız.

Adaletin tesis edeceği mutluluğun sağlanabilmesi için, toplum hayatının tüm alanları adalet, ferdi ve toplumsal fayda ve gerçekçilik esaslarına dayanarak düzenlenmelidir. Adil, rasyonel, faydacı ve gerçekçi düzenlemeler adli mekanizmayı büyük ölçüde işgal eden ihtilafları azaltacaktır. Keza vatandaşlar ve vatandaşla devlet arasındaki ihtilafların sulh yoluyla halletmek için gerekli kurumaları kuracağız. Zira adaleti gözeten bir sulhun, toplumsal zaruretine inanıyoruz. Artan ihtiyaçların adli mekanizmayı büyük ölçüde işgal zaman israfı gibi zararlarından çok daha yıkıcı olanı, toplumsal antogonizmayı derinleştirmesi, milli birliğin manen tahrip etmesidir.

Diğer taraftan vatandaşlar arasında ihtilafın başlıca faktörü durumunda bulunan aile, toprak, ticaret alanı, işçi-sermayedar ilişkileri yeniden düzenlenmelidir.

Hakimlerin hayat şartlarının icra edilen görevin büyüklüğüne uygun bir seviyeye getirilmesini hakim teminatını bağımsız yargı esasının temel uygulama şartı olarak görüyoruz.

Adli hizmetin en seri, en basit ve en uygun şekliyle gerçekleştirilmesini sağlayacağız.

Adli polis teşkilatının kurulması, kanun ve mahkeme önünde eşitlik duygusunun yerleştirilmesi, ceza usullerinin ıslahı, suçun ve suçluluğun asgari seviyeye düşürülmesi, suça iten sebeplerin yok edilmesi, gerçekleştireceğimiz hedeflerden başlıcalarıdır.

Adalet politikamızın esası, ihtilafları asgariye ye inmiş, barışmış bir toplum, sulh, adalet güven içinde ilerlemektir.

İçişleri

İçişleri politikamızın hedefi, demokrasi ve anayasal nizam çerçevesi içinde vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini sağlamak, müessese nizamı kurmaktır.

Vatandaşlarımızın anayasal haklarını titizlikle koruyacağız.

Devletin garantisi altında bulunan demokratik hak ve hürriyetlerin korunup geliştirilmesi vazgeçilmez esastır. Hukuk devleti ilkesine samimiyet ve azimle bağlıyız. Hiçbir eylem, bağımsız yargı gücünün denetimi dışında olamaz.

Temel hak ve özgürlüklerinin kullanılmasında, kişilerin hürriyetlerinin ve haklarının bilincinde olması sağlanacak, vatandaşın adalete, nizama ve karşılıklı haklara saygı ve ahlaki sorumluluk duygularının geliştirilmesine özen gösterilecektir. Sadece adli bir idare değil, müşfik ve güler yüzlü idare de behemehal tesis edilecektir.

Asayişin ve sulhun Türk toplumunun başlıca tutkularından biri olduğu kanaatindeyiz. Gerçekçi, rasyonel ve milli ihtiyaçların, insani özlemlere cevap verebilen idarelerin, maddi kudrete pek az ihtiyaç duyacakları muhakkaktır. Otoritesini vatandaş vicdanında ve iştirakinde bulan bir idare tesis etmek azmindeyiz. Güvenlik kuvvetlerimizi, görevlerini ifaya muktedir, vatandaşların güven, sevgi ve desteğini kazanmış, fazilet, adalet ve şefkat duygusu ile görev yapan bir fazilet gücü haline getireceğiz.

Güvenlik kuvvetlerimiz, gücü hakkında hiçbir şüpheye yer olmayan ama şefkatinden, koruyuculuğundan, tarafsızlığından, insancıllığından asla kuşku duyulmayan bir güven ve şefkat ocağı haline getirilecektir.

Dış politika

Dış politikamızın esasını, yurtta sulh ve cihanda sulh hedefi teşkil eder.

Cihanı sulh içinde, hür milletler topluluğu olarak görmek, yaşayan umudumuzdur. Silahlanma yarışının, nükleer afetin, emperyalist nüfuz kavgalarının, cihan çapında ekonomik ve sosyal kutuplaşmanın karşısındayız.

Milletlerarası anlaşmalara sadığız. İkili ve çok taraflı anlaşmaların adalet, dürüstlük, hakkaniyet ve müşterek çıkarlar doğrultusunda ıslahını, gelişmenin tabii bir sonucu olarak görüyoruz. Türkiye’nin maddi ve manevi çıkarları ile ikili veya çok taraflı anlaşmaların uzlaştırılmasını zaruri görmekteyiz.

Bölgemizi, Akdeniz’i İslam dünyasını ve dünyayı adalet , hürriyet ve karşılıklı çıkarlar esasına dayalı daimi bir sulh ortamı halinde görmek hedefimizdir. Ortadoğu’nun jeopolitik, jeostratejik konumu bölgede daimi sulhu tesis imkanları verdikten başka, ekonomik ve kültürel entegrasyonunu gerçekleştirmek arzusundayız.

Bölgenin güçler arası nüfuz savaşlarından arındırılmasını şart sayıyoruz. Emperyalizme, sömürüye ve asimilasyona karşıyız. Siyasal bağımsızlıklarına kavuşmamış ülkelerin, süratle bağımsızlıklarının sağlanması ve tanınmasını arzu ediyor ve zaruri görüyoruz.

Dünya Türklerinin yaşadıkları ülke ve rejimlerinin samimi surette sadık vatandaşları olarak milli kimliklerini muhafaza etmelerini, insan haklarının tabii zarureti telakki etmekteyiz. Türk topluluklarını, Türklerin yaşadığı ülkelerle Türkiye arasındaki samimi dostluğun geliştirilmesinde başlıca ölçülerden biri olarak kabul ediyoruz.

Türk kültürünün bakiyelerini Türkiye’de olduğu gibi dünyada da korumak başlıca görevlerimiz arasındadır.

İslam dünyası ile ikili ve çok taraflı anlaşmalar yoluyla, tarihi birikimin, müşterek inançların ve değerlerin verdiği imkan ile kültürel ve ekonomik işbirliğini kuvvetlendirip istikrarlı bir yapı oluşturmak arzusundayız.

İslam dünyası başta olmak Türk tarihi ve Türk Milleti hakkında hiç bir ilmi kıymeti bulunmayan esassız ön hükümlerin, saplantıların, yanılgıların varlığı açıktır. Mitolojik, dini ve politik önyargıların dünya kamuoyunu menfi etkilemesine fırsat vermemek ve bu etkilerle savaşmak kararındayız.

Komşularımız, Ortadoğu ülkeleri ve İslam Dünyası ile temel politikaları koordine etmek kararındayız. Müşterek tarih, kültür, sanat ve folklor varlığını korumak ve güçlendirmek, bölgesel kamuoyuna yansıtmak azmindeyiz.

Temel insan haklarına, milli bağımsızlıklara hürriyet ve adalete bağlı adil az gelişmiş ülkelerin ekonomik ve kültürel gelişmesini tarihsel gelişim çizgisi yönünde teşvik ve teyid edici, ırk ,din, dil baskılarını reddeden, asırlık haklarını güvence altına alan, emperyalist yayılma politikalarına karşı duran, dünya ölçüsünde yaygın sefalet, açlık, kültürel yetersizlik, çevre kirlenmesi problemlerine çözümler getirecek Türk Milletinin haklı menfaatlerini, beşeriyetin uyuyan vicdani ve idrakine kabul ettirici bir dış politika uygulayacağız.