
Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK

Laiklik, din ve devlet işlerinin kurumsal olarak ayrılmasını ifade eden ve bireylerin inanç özgürlüğünü güvence altına alan temel bir ilkedir. Bu ilke, modern hukuk devletlerinin vazgeçilmez unsurlarından biri olup, hem din özgürlüğünü hem de devletin tarafsızlığını teminat altına alır.
Laikliğin temel amacı, ne dinin kamusal alandan tamamen dışlanması ne de devletin dini bir otoriteye tabi kılınmasıdır. Aksine laiklik, farklı inanç gruplarının barış içinde bir arada yaşayabilmesini mümkün kılan bir denge mekanizmasıdır. Bu çerçevede devlet, tüm inançlara eşit mesafede durmalı ve herhangi bir inancı destekleyici ya da dışlayıcı bir tutum sergilememelidir.
Sağlıklı bir laiklik anlayışında, bireylerin inançlarını özgürce yaşayabilmeleri güvence altına alınırken; dinin siyasal bir araç hâline getirilmesi de engellenir. Böylece hem bireysel özgürlükler korunur hem de toplumsal kutuplaşmanın önüne geçilir.
Sonuç olarak laiklik, yalnızca bir yönetim ilkesi değil; aynı zamanda toplumsal barışın, çoğulculuğun ve özgürlüklerin teminatı olan bir normatif çerçevedir.