MİLLET PARTİSİ
2023 SEÇİM BİLDİRGESİ
BİR MİLLETİN UYANIŞI VE
MUHTEŞEM TÜRKİYENİN YOL HARİTASI

SUNUŞ
Bu seçim bildirgesinde, insanlığın kültür birikiminden yararlanan milli düşüncenin ülke ve insan problemlerine bakış açısı; Millet Partisi’nin siyaset anlayışı ve ülküleri ile bunların dayanağı temel ilkeler; siyasi faaliyet metodu ve son olarak millet hayatının temel alanlarına dair tespitler, çözüm önerileri ve politika yaklaşımları ve esasları ortaya konulmuştur.
Bu bildirge, yüzeysel ve günübirlik siyasi düşünceler, ülkenin ve dünyanın temel sorunlarına sığ yaklaşımlar ve gerçekçi olmayan çözüm vaatleri yığını olmayıp; kurucu Genel Başkan Bilge Lider merhum Aykut EDİBALİ'nin görüşleri doğrultusunda şekillenen bir "millî siyaset temel fikirler ve metot belgesi" niteliğindedir. Bütün siyasi çalışmalarımızda olduğu gibi bu bildirgede de aklın, ilmin, milletimizin ve tüm insanlığın doğruluğu test edilmiş birikim ve kazanımları esas alınmıştır.
İşte bu nitelikteki Millet Partisi 2023 seçim bildirgesini “Muhteşem Türkiye” yürüyüşümüze rehberlik etmek üzere üyelerimizin ve bütün vatandaşlarımızın takdirlerine sunuyoruz.
Cuma NACAR
Genel Başkan

Av. Cuma NACAR
MİLLET PARTİSİ GENEL BAŞKANI
“Edibali’nin İzinde Türkiye’nin Hizmetinde”
Cuma NACAR;
1969 yılında Gaziantep’te dünyaya geldi.
İlk, orta ve lise eğitimini Gaziantep’te tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Lise yıllarından itibaren Türkiye’nin ve insanlığın meseleleri ile ilgilendi.
Bazı dernek ve vakıfların kuruluşunda yer aldı, yöneticilik yaptı.
Ortaokul yıllarından itibaren Millet Partisi camiası içinde yer aldı ve 2007 yılından 2019 yılına kadar Millet Partisi MKYK üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
2005 yılından 2022 yılında vefatına kadar Millet Partisi Genel Başkanı merhum Sayın Aykut Edibali’nin avukatlığını üstlendi.
2019 yılında yapılan 10. Büyük Kurultay’da yeniden MKYK üyeliğine, daha sonra da Millet Partisi Genel Sekreterliğine seçildi.
14 Ocak 2022’de Bilge Lider Aykut Edibali rahmeti Rahman’a kavuşunca MKYK tarafından Millet Partisi Genel Başkan Vekilliğine; 27 Şubat 2022 tarihinde yapılan Millet Partisi 11. Büyük Kurultayı’nda da genel başkan seçildi.
Cuma NACAR;
Evli ve 4 çocuk babasıdır.

“Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur.
Bütün sorunların çözümü için dürüst, samimi ve çalışkan olmak yeter.”
Aykut EDİBALİ
(1942 – 2023)
Cu
| | Millet Partisi’nin davası; insanımızı hür, zengin ve mutlu, milletimizi rehber ve önder, ülkemizi gelişmiş, devletimizi güçlü, kâdir, muktedir, dünya devletleri arasında saygın Muhteşem Türkiye yapma davasıdır. |
|
Millet Partisi; beşikten mezara kadar insanımızın sevincini ve acısını paylaşmak, derdine derman olmak için var. |
|

| | Millet Partisi; insanımızın ve ülkemizin, canlı ve cansız varlıklarının haklarını ve zenginliklerini korumak, geliştirmek ve en iyi şekilde değerlendirmek için var. |
|
Millet Partisi; insanlarımızı, ülkemizin bütün zenginliklerinin adil olarak paylaşılacağı Halil İbrahim Sofrasına çağırmaktadır. |
Neden Millet Partisi?
Görevimiz:
Milletimizin varlığını, birliğini korumak, geliştirmek ve şerefli mazisi, eşsiz tarihi birikimi, devasa manevi değerlerine layık, yüce, ileri ve mutlu bir hayat yaşamasını sağlamaktır.
Amacımız;
Genel Başkanımız Sayın Cuma NACAR’ın önderliğinde vatandaşlarımızın enerjisini, beyin ve yürek gücünü verimli bir şekilde kullanıp; tarihi müktesebatımızı ve Cumhuriyetin kazanımlarını koruyarak, insan hak ve hürriyetlerine dayalı hukuk devleti, gerçek demokrasi, laiklik, kerim devlet, bilge devlet ve bilim toplumu ile büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir, hurafe ve bidatlardan arınmış, insanlığın yeni barış medeniyeti İslam Rönesansı hareketini yöneten Muhteşem Türkiye’yi gerçekleştirmektir.
Millet Partisi’nin Farkı
- Millet Partisi; ıslahatçı ve demokrattır.
- Millet Partisi; milletimizin varlığını ve birliğini; bayrağımızın bu topraklar üzerinde ilelebet dalgalanmasını ve devletimizin devamlılığını asli görevi kabul eder.
- Millet Partisi; hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı, millet iradesinin önündeki engellerin kalktığı demokrasiye inanan, din düşmanlığı ile din istismarının da bittiği laikliği benimseyen, bilim toplumunu hedefleyen bir partidir.
- Dünyada çok küçük bir azınlığın küresel emperyalizm yoluyla insanları ve milletleri sömürdüğünü ve köleleştirmek istediğini gören ve bundan kurtulmadan barış, refah, özgürlük ve huzurun sağlanmayacağına inanan bir partidir.
- Millet Partisi; insanlığı kaosa sürükleyen emperyalist projelere karşı siyasi, sosyal ve ekonomik bunalımlara çare olacak yerli, millî ve aynı zamanda da evrensel projeleri olan bir lidere ve kadroya sahip aksiyon hareketidir.
- Bir ahlâk, eylem ve bilim okulu olan Millet Partisi, insanlığın gerçek bilgi ve hüner hazinesini Türkiye’nin ve dünyanın hizmetine sunabilecek tek partidir.
- Millet Partisi, Türkiye’nin bütün sorunlarını adalet, barış, hürriyet, güven ve istikrar içinde çözecek ve Türkiye’yi Muhteşem Türkiye’ye dönüştürecek partidir.
- Millet Partisi, milli ve evrensel boyutta sürekli kendini yenileyen bir okuldur. Yıllardan beri Türk Milleti’ne, bölgemize, Türk Dünyasına ve insanlığa hizmet edecek bilgi, tecrübe ve yetkinlikte kadrolar yetiştirmiş ve yetiştirmektedir.
- Millet Partisi, siyasette ahlakı, erdemi ve meşruiyeti ilke edinen, milli ve manevi değerlerine bağlı, kökü şanlı tarihine dayanan yeni bir medeniyet kurmayı hedeflemiş partidir.
- Millet Partisi, devletin temelinin adalet olması gerektiği inancıyla cumhurbaşkanı ile vatandaşın aynı kanunla ve aynı mahkemelerde adaletle yargılanacağı hukuk devletini gerçekleştirecektir.
Tespitlerimiz:
A) Milli Varlığımız Tehlikede
- Milletimizin birliği, vatanın bütünlüğü ve devletin bekası tehlikededir. İktidar ve muhalefet kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı üsluplarıyla ve çirkin siyaset diliyle yangına körükle gitmektedir.
- Ortadoğu’da etnik ve mezhep temelli devletçikler hayali kuran emperyal güçler, milyonlarca bölge insanını yerinden yurdundan etmiş, kadın, erkek, yaşlı, bebek demeden binlerce insanı katletmiştir.
- Bölgemizde, millet düşmanlarının arzularına uygun bin yıllık kardeşliği bozma planları uygulanırken, iş başındakiler siyasi ve ekonomik ikballeri uğruna bu tehlikeye bilerek ya da bilmeyerek alet olmakta, gaflet veya dalalet içinde hareket etmektedirler.
- Türkiye, başından itibaren yanlış Suriye politikası sonucu dünyada en fazla göçmenin barındığı bir ülke durumundadır. Başta Hatay olmak üzere, Suriye’ye sınır kentlerimizde, demografik yapının değişme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Dün Sevr, bugün Büyük Ortadoğu Projesi ile dayatılan, PKK-İŞİD gibi terör örgütleri ile kotarılmaya çalışılan, Papa’nın Irak’ı ziyareti anısına bastırılan ‘Papa Pul’unda da görüldüğü üzere, Kürt kardeşlerimiz istismar edilerek sözde Kürdistan’ın Irak ve Suriye halkaları tamamlanmış, sıra İran ve Türkiye’ye gelmiştir.
B) Hukuk Devleti ve Demokrasi
- İktidarın yanlış ve yanlı uygulamaları; vatandaşlar arasında umutsuzluğu ve karamsarlığı artırmış, duyarlı vatandaşların öfkeleri yükselmiştir. Hukuk, demokrasi ve adalet bu iktidarın ilk dönemlerinden itibaren katledilmiştir.
- Türkiye Tanzimat’tan itibaren kaybettiklerine karşılık kazanabildiklerini de yitirmiştir. Başta güvenlik güçleri ve hukuk sistemi olmak üzere kamu kesimi üzerinde tarafsızlığı yok etmeye yönelik baskılar oluşturulmuştur. Bu dönemde devlet gücü, itibarı ve imkanları üzerinde akıl almaz menfaat kavgası yaşanmış ve hala bu hazin paylaşım kavgası sürmektedir.
- Anayasaya ve hukuka bağlılık, tarafsızlık, insan haklarına saygı gibi konularda namus ve şeref üzerine yemin edenler, yeminlerine sadık kalmamış ve toplumun hassasiyet gösterdiği bu değerlerin de yitirilmesine neden olmuştur. Aynı şekilde toplumun ahlaki değerleri yozlaştırılmış ve mülkün temeli olan adalete güven sarsılmıştır.
C) Uluslararası İlişkiler
- İslam Alemi, Avrupa Birliği ve bütün komşu ülkelerle ilişkiler bozulmuş, adeta düşman kardeşler haline gelinmiş, uluslararası itibarımız zayıflatılmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi unutulmuş, ucuz kahramanlıklar ve boş bağrışmalardan öteye gidilememiştir.
- Aziz vatanımızın bir parçası olan Süleyman Şah Türbesi gaflet ve dalalet içinde yerinden edilmiştir.
- Çin işgalindeki Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yapılan zulme ve asimilasyona seyirci kalınmaktadır.
- Türk Dünyası ile ilgili kültürel, siyasi, ticari ve ekonomik ilişkiler arzu edilen düzeyde geliştirilememiştir.
- Kıbrıs’ta, Mavi Vatan’da ve Ege Denizi’nde Türkiye’nin yüksek menfaatleri korunmamış, adalardaki işgale seyirci kalınmıştır.
D) Ekonomi
- Ülke ekonomisi beynelmilel sermayenin kontrolüne terkedilmiş, ülkenin borcu 21 yılda üç kattan fazla artarak 450 milyar Doları aşmıştır. Ödeme zamanında faizle birlikte borç rakamı daha da artacaktır. Türkiye, Duyun-u Umumiye şartlarını yeniden yaşamaya mahkûm hale getirilmiştir.
- Cumhuriyetimizin birikimi olan stratejik milli sanayi işletmeleri, turistik tesisler, milli bankalar, Telekom vb. altyapı tesisleri, verimli araziler özelleştirme adı altında yabancı sermayeye yok pahasına devredilerek adeta peşkeş çekilmiştir.
- Enerjide dışa bağımlılık artmıştır.
- Haksız imar rantları ile yandaş zenginler oluşturulmuş, kentler yaşanılamaz hale getirilmiştir.
- Ülkenin ekonomik sistemi konusunda politik olarak sürekli “milli ve yerli” kelimelerine vurgu yapılsa da ülkede neo liberal kapitalist sistem bütün kurum ve kuralları ile uygulanmaktadır.
- Vergide ve gelirde adaletsizlik, kamudaki lüks, israf ve savurganlık toplumu canından bezdirmiştir.
- Hiçbir analize dayanmayan, sadece politik amaca yönelik ulaştırma yatırımları kara yolları ve hava yollarında büyük oranda atıl kapasite oluşturmuş, demiryolu ve denizyolu ise ihmal edilmiştir. Ulaştırma alt sistemleri arasında uyum, denge ve birbirini destekleme yoktur.
- Helal haram demeden lüks ve savurganlık artmış, iktidardakiler kendilerine uçan saraylar, yandaşlara gemi filoları, sırça köşkler alırken, yoksulluk, işsizlik ve açlık ise milletin kaderi olmuştur.
E) Tarım, Orman ve Su Politikaları
- Tarımda kendi kendine yeter bir ülke iken bugün buğday, pamuk, et, saman, hatta kurbanlık hayvan gibi en temel ürünler dışarıdan alınır hale gelmiştir.
- İnsanımızın yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimi için idari ve teknik kontroller yeterli değildir. Domuz eti gibi helal olmayan ürünler, GDO’lu ve kimyasal kalıntı taşıyan gıdalar piyasada satılır olmuştur.
- Tarımda gerçek üretimin yapıldığı, milli kültürün bozulmadan yaşandığı köylerimiz sağlıksız kentleşme politikaları sonucu boşaltılmıştır.
- Milletin efendisi olan köylü üretimden uzaklaştırılmış, kentlerde naçar kalmıştır.
- Orman yangınları, yanlış orman yönetimi ve amaç dışı kullanımlar sonucu orman alanlarımız talan edilmektedir.
- Çölleşme, kuraklık ve iklim değişikliğinin olumsuz etkileri yanında, su israfı, kirliliği ve yetersiz su depolama yapıları gibi yönetimden kaynaklanan kayıplar, ülkemizin su kıtlığı riskini artırmıştır.
F) Eğitim
- Eğitim milli vasfını kaybetmiştir.
- Eğitimde kalite; uluslararası öğrenci değerlendirme (PİSA) programına göre OECD ülkeleri ortalamasının altına düşmüştür.
- Eğitim insanının yeteneğini ortaya çıkaracak ve geliştirecek nitelikten uzaktır.
- Mesleki eğitim ihmal edilmiş, sektörlerin ihtiyaç duyduğu ara eleman ihtiyacı artmıştır.
- Öğretmenlik mesleği büyük itibar kaybetmiştir.
- Öğretmen yetiştiren kurumlar nitelikli öğretmen yetiştirmemektedir.
- Bilim insanı ve düşünür, maddi sıkıntılar nedeniyle asıl görevini yapamamaktadır.
- Üniversiteler, bilimsel özgürlük ve özerklikten uzaktır.
- Beyin göçü her geçen gün artmaktadır.
G) Enerji, Petrol ve Madenler
- Dışa bağımlılık nedeniyle enerji güvenliğimiz tehlikededir.
- Güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal vb. yenilenebilir enerji kaynakları yönünden avantajlı olan ülkemiz bu avantajını kullanamamaktadır.
- Biyo yakıt (biyo dizel, biyo benzin…) üretiminde yeterli gelişme sağlanamamıştır.
- Yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın işlenmeden hammadde olarak ihraç edilmesi büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
- Bor, altın, toryum vb. stratejik madenlerin üretim ve değerlendirilmesinde özelleştirme adı altında kamu yararı gözardı edilmektedir.
H) Sağlık ve Sosyal Güvenlik
- İnsanımızın sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlar nedeniyle ruh ve beden sağlığı bozulmuş, toplumsal cinnet ve şiddet zirve yapmıştır.
- Sağlıkta sevk zincirinin kırılması nedeniyle ihtisas ve şehir hastanelerine yığılmalar artmış ve sağlık hizmetlerine erişim zorlaşmıştır.
- Koruyucu sağlık hizmetleri yeterli değildir.
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes sosyal güvenlik şemsiyesi altında değildir.
- Kamu hastanelerinde yönetim sorunları nedeniyle kaliteli hizmet verilememektedir.
- Şehir hastanelerinde yönetimde çift başlılık yaşanmakta, lojistik destek veren yönetici şirketler kar amacını ön planda tuttuğundan sağlık hizmetleri aksamaktadır.
- Sağlıkta denetim hizmetleri yeterli değildir.
I) Milli Değerler
- Milli ve manevi değerlerimiz istismar edilerek siyasi malzeme olarak kullanılmakta, vatanı, dini, namus ve şerefi için ölüme göz kırpmadan giden bu aziz millet bunlarla yanıltılmaktadır.
- Domuz kasaplık hayvanlar arasına alınmış, zina tasarıda var iken kanunlaşamadan suç olmaktan çıkarılmış, haksız kazanç, vurgun, soygun sıradan işlermiş gibi seyredilir hale gelmiştir.
- İktidardakiler, Türkiye’mizi siyasi ve ekonomik yönden Cumhuriyet tarihinin en büyük RÜŞVET, ADAM KAYIRMA, HUKUKSUZLUK VE YOLSUZLUK faciasıyla karşı karşıya bırakmışlardır.
- İktidar ve uydu muhalefet politik hesaplar uğruna bölgesel farklılıkları derinleştirerek kardeş kavgasına yol açacak söylem ve eylemlerde bulunmaktadırlar. Toplumda, kin ve nefret duygularını körükleyenler hala iktidarda-muhalefette ve ellerini milletin yakasından çekmek niyetinde değiller.
- Siyasal yapımız hastalanmış, çürümüştür. Kin ve nefret üreten bir siyaset ve haksızlık, yolsuzluk, hukuk tanımazlık insanımızı canından bezdirmiştir.
Bütün bu sorunların esas kaynağı; iradesi kendi elinde olmayan,
liyakatsiz politikacı ve ehliyetsiz yöneticilerce uygulanan
insanımızın, milletimizin ve ülkemizin şartlarına uymayan
icazetli, taklitçi ve tutarsız gayri milli politikalardır!
Çözüm Önerilerimiz:
A) Milli Varlığımız Korunacaktır
- Ülkeyi terörle karıştırmak isteyen küresel, bölgesel ve yerel eller kırılacak, milli varlığımızın ve bin yıllık kardeşliğimizin bozulmasına müsaade edilmeyecektir.
- ‘İnsan hak ve hürriyetleri, milletin birliği, vatanın bütünlüğü, bayrağın dalgalanması, devletin devamlılığı ve milleti millet yapan değerlerin korunması esastır. Gazi Meclis, bir millî irade, istişare ve yasama meclisi haline getirilerek asli işlevine kavuşturulacaktır. Türkiye icazetli, taklitçi, günübirlik politikalarla değil Gazi Meclis’ten ortak akılla yönetilecektir.
- Milletimizin birliğine, devletimizin üniter yapısına aykırı, meşru olmayan yasa maddeleri yürürlükten kaldırılacak, çekincelerle kabul edilen uluslararası antlaşmalardaki çekinceler hassasiyetle korunacaktır. Eyalet veya özerklik gibi Türkiye’nin üniter devlet yapısını (ikiz yasalarda olduğu gibi) ve birliğimizi bozacak talepler boşa çıkarılacaktır.
- Ülkemiz bir deprem kuşağındadır. Tarihi veriler göstermektedir ki ülkemizde meydana gelen depremler 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde olduğu gibi yıkıcı ve can yakıcı depremlerdir. Depremin bu yıkıcılığını ve can kaybını en aza indirmek için şehirlerimizde ve köylerimizde alt yapıyı, iş yerlerini, kamu binalarını ve konutlarımızı bilimin ve teknolojinin kılavuzluğunda, aktif fay hatlarından ve ovalardan uzakta, depreme ve tabi afetlere dirençli planlanıp inşa edilecektir. Konutlarını kendi imkanları ile dirençli hale getiremeyeceklere devlet karşılıksız sosyal konut üretecektir.
- Milli varlığımızın korunup geliştirilmesi için insan ve milletin hayatında yeni bir devir açma vakti geldi. Millet’in vakti geldi. Devletimizi akıllı, duyarlı, millete bağlı devlet yapma vakti geldi. Hukuka bağlı, hukukun üstünlüğünü kılavuz kabul eden, milletle barışık, dine saygılı, laikliği koruyan kollayan devlet, İslam Rönesansına rehberlik eden, toplumu sanayi ötesi bilim ve bilgi toplumu yapmış, yeni mega liderlik dönemine hazırlanan, mazlumların hamisi zalimlerin korkulu rüyası bir devlet yapma vakti geldi.
B) Hukuk Devleti ve Demokrasi
- Hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, serbest pazar ekonomisi, sosyal dayanışma ve kerim devlet, bilge devlet, bilim toplumu anayasanın olmazsa olmaz şartı olacaktır.
- Demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin önündeki tüm engeller kaldırılacak, her vatandaş güvenli yaşamın ve özgürlüğün lezzetini tadacak, hiçbir yerde güvenlik sorunu olmayacaktır.
- Anayasa başta olmak üzere, Seçim Kanunları ve Siyasi Partiler Kanunu değiştirilecek, seçim barajı tamamen kaldırılacak ve katılımcı demokrasinin önünde hiçbir engel bırakılmayacaktır.
- Seçimlerde; adaletsizliğin en önemli sebeplerinden birisi olan siyasi partilere yapılan hazine yardımı kaldırılacaktır. Partilerin vatandaşlara görüşlerini anlatabilmeleri için devlet ve kamunun medya imkanlarından eşit ve ücretsiz yararlanmaları sağlanacaktır. Milli iradenin seçimlere doğru ve eksiksiz yansıtılacağı adil ve güvenilir bir seçim sistemi getirilecektir.
- Adaletin üzerindeki her türlü siyasi ve ekonomik baskı bitirilecek, herkes adaletin güvencesi altında olacak, adalet gerçekten mülkün (devletin) temeli olacaktır.
- Kurumsal veya kişisel vesayete son verilecek, hukukun üstünlüğü tesis edilecektir.
- Kamu yönetiminde adalet, ehliyet/ liyakat ve istişare temel ilkemiz; ilim ve hikmet rehberimiz olacaktır.
C) Uluslararası İlişkiler
- Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’’ ilkesi doğrultusunda; Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortaasya ile yeni siyasi ve ekonomik ittifak ve birlikler oluşturulacak, bu bölgelerin dünya ile siyasi, kültürel ve ekonomik entegrasyonu sağlanacaktır.
- Bölgesel ittifak ve birlikteliklerde kardeşlik hukukuna uygun olarak Türk Dünyası ve İslam Alemi önceliğimiz olacaktır. Bu birliktelik ve ittifaklar siyasi ve ekonomik alanda hak, hukuk ve adalet anlayışı uygulamaları ile tüm dünyaya örnek olacaktır.
- Türkiye; BM, NATO gibi bölgesel, küresel veya ikili ittifak ve birlik antlaşmalarında tarihi müktesebatı ve mütekabiliyet esaslarını koruyarak, insani değerler ve milli menfaatler açısından onurlu yerini alacaktır. Masanın bir ucunda diğer üye ülkelerin hakları ne ise Türkiye’nin de hakları o olacaktır.
- BM ve uluslararası kuruluşlar devreye sokularak, göçmen ve mültecilerin kendi ülkelerine emniyet içinde dönmeleri ve hayatlarını devam ettirmeleri sağlanacaktır.
- Vatandaşlık karşılığı yabancılara mülk satışı durdurulacaktır. Vatandaşlık verilmesi ve mülk satışında mütekabiliyet esası gözetilecek, ülkenin hiçbir yerinde demografik yapının bozulmasına müsaade edilmeyecektir.
- Kıbrıs’ta, Mavi Vatan’da ve Ege Denizi’nde Türkiye’nin yüksek menfaatleri korunacak işgal edilen adalar uluslararası hukuk işletilerek geri kazanılacaktır.
D) Ekonomi
- Günümüzde bilinen ekonomik sistemler yerine serbest piyasa ekonomisinin rekabet ilkesi ile akılcı devlet politikasının sentezine dayanan milli ekonomi sistemi uygulanacaktır.
- Bilimin kılavuzluğunda yerli üretim desteklenecektir. Türkiye’nin kendi kendine yetmesi için sahip olduğu bütün yer altı ve yer üstü kaynakları çağın ileri teknolojileri ile işlenerek ekonomimiz dünya ekonomileriyle yarışır hale getirilecektir. Katma değeri yüksek kaliteli sanayi ve teknolojik ürünlere ağırlık verilecektir.
- İnsan kaynakları planlaması yapılacak eğitim ve öğretim buna göre düzenlenecek, işsizlik bitirilecektir. Herkes aş, iş, konut ve otomobil sahibi olabilecektir.
- Asgari ücret, bölgelere ve iş kollarına göre ayrı ayrı adilane tespit edilecektir. Asgari ücret ve emekli aylıkları kademeli olarak ilk başta en az açlık sınırının üzerinde çıkarılacak, hiçbir zaman yoksulluk sınırının yarısından aşağıda olmayacaktır. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti’nde asgari ücret ve emekli aylıkları asla açlık sınırının altında olmayacaktır.
- Sağlanacak iş ve insan onuruna yaraşır bir ücretlendirme ile vatandaşlarımız sosyal yardıma muhtaç olmaktan çıkarılacaktır. En kısa zamanda bu gerçekleşinceye kadar yapılacak sosyal yardımlar insan onuruna yakışır şekilde ve yeterli düzeyde verilecek, oy devşirme aracı olarak kullanılmasına engel olunacaktır.
- Yandaşlara kaynak aktarımı için üretilen ucube projeler durdurulacaktır. Dünya ile rekabet edebilir, kalkınmanın motoru olan üretime yönelik projeler geliştirilecek ve desteklenecektir.
- Bireyden başlanarak aile, özel sektör ve kamuda tasarruf alışkanlıkları geliştirilecek, desteklenecek, her türlü israf ve savurganlık önlenecektir.
- Serbest pazar ekonomisi iç ve dış piyasa gerçeklerine göre yönlendirilecek, haksız rekabet önlenecek, tröstlerin oluşmasına fırsat verilmeyecektir.
- Gerçek kazanca ve mal varlığına göre adil, basit ve uygulanabilir vergilendirme yapılacaktır.
- Ar-Ge çalışmaları ile rekabet edebilir yerli teknolojiler desteklenecek, bilim ve teknolojide dışa bağımlılık bitirilecektir.
- Ülkemiz enerjide dışa bağımlılıktan kurtarılacaktır. Türkiye’nin enerji potansiyeli ihtiyacını karşılamaya yeterlidir. Bu açıdan güneş, rüzgâr, termal ve biyoyakıtlar vb. temiz enerji kaynaklarına yatırım teşvik edilecektir.
- Madenlerimizin çıkarılması, işlenmesi ve piyasaya arzı için her türlü destek verilecektir.
- Altın, bor, toryum gibi stratejik madenler, enerji ve iletişim gibi stratejik sektörlerin milli hüviyeti korunacaktır.
- Tarihi ve kültürel zenginliklerimiz korunarak, turizmin hizmetine sunulacaktır.
- Yabancıya mülk satışı milli ve manevi değerlerimizi olumsuz yönde etkilemeyecek, demografik yapıyı bozmayacak şekilde mütekabiliyet esasına göre planlanacaktır. Yabancıya paravan yollarla mülk satışı sıkı bir şekilde takip edilecek, tespiti halinde usulsüz satışlara konu taşınmazlar müsadere edilecek ve ağır cezalar getirilecektir.
E) Sağlık ve Sosyal Güvenlik
- Milletin ruh ve beden sağlığı korunacak, sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılacak, koruyucu sağlık hizmetleri önceliğimiz olacaktır.
- Sağlığın finansmanı için sağlık hizmetlerine erişim engellenmeden, hakkaniyet çerçevesinde sosyal adaleti sağlayan yeni bir sistem kurulacak. Bunun için sağlık hizmetlerinin finansmanı genel bütçeden karşılanacaktır
- Türkiye kısa sürede sadece bölgenin değil, tüm dünyanın sayılı sağlık merkezlerinden biri haline gelecektir.
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınacaktır.
- Kırsal alanda sağlık örgütünün ilk basamağını sağlık evleri, ikinci basamağını da sağlık ocakları oluşturacak ve sağlık ocaklarında doktorun yanında psikolog da bulundurulacaktır.
- Kamu hastaneleri nüfusa göre hizmet sunacak biçimde örgütlenecek, şehir hastaneleri gibi yönetilmesi sorunlu yapılar ıslah edilecek ve vatandaşların daha kolay erişebileceği orta ölçekte hastaneler projelendirilecektir.
- Hizmet sunumunun Sağlık Bakanlığı tarafından titizlikle denetlenmesi için Bakanlığa bağlı özerk bir denetim kurulu oluşturulacaktır.
F) Tarım, Orman ve Su
- Gerçek üretici olan çiftçi desteklenecek, örgütlendirilecek, kırsalda tarım dışı iş alanları geliştirilecektir.
- Köyden kente sağlıksız göçü önleyici ekonomik, sosyal ve kültürel tedbirler kısa zamanda alınacaktır.
- Kentte olan eğitim, sağlık, istihdam imkanları köylerimizde de olacaktır.
- Ülke tarımı, bitkisel üretim ve hayvancılıkta yeniden kendine yeter hale getirilecektir.
- Özellikle deprem bölgesindeki çiftçilere yapılan tarımsal destek arttırılacaktır.
- Birleşmiş Milletler iklim değişikliği, çölleşme ve biyoçeşitlilik antlaşmalarına uygun olarak, toprak, su, orman gibi ülkenin doğal kaynakları korunacak, geliştirilecek ve verimli kullanılacaktır.
- Yerli üretim artırılacak, tarımsal ürünlerimizin içeride tüketimi ve ihracatı teşvik edilecektir.
- İnsanımızın yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimi için idari ve teknik kontroller artırılacak, sağlıklı ve helal gıda üretimi hedefimiz olacaktır.
- Tarımsal üretimde bilimsel çağdaş ileri teknoloji kullanımı sağlanacaktır.
- Orman yangınları, yanlış orman yönetimi, amaç dışı kullanımlar önlenecek ve ağaçlandırmaya hız verilecektir.
- Ülkemize düşen her yağmur damlası ve kar tanesi felakete neden olmadan faydalı şekilde değerlendirilecektir.
- Kuraklık tehlikesine karşı ileri teknolojiye dayalı su depolama yapıları geliştirilecek, baraj ve göletlerde su ürünleri üretimini olumsuz etkilemeyecek şekilde güneş panelleri tesis edilerek enerji üretimi yapılacaktır.
G) Ulaştırma ve İletişim
- Kara, deniz, hava ve demir yolu ulaştırma ağları kapasite hesapları yapılarak birlikte planlanacak, atıl kapasite oluşturulmayacaktır.
- “Ulaşamadığın yer senin değildir” vecizesinden hareketle ülkenin her karışına, güvenli ulaşım en uygun vasıtalarla ve uygun ağlar kurularak sağlanacaktır.
- Ülkenin yollarında yerli otomobiller, göklerinde yerli uçaklar, denizlerinde yerli gemiler ve demir yollarında yerli lokomotifler seyredecektir.
- Petrol, gaz ve su iletim boru hatları ülke ihtiyaçları gözetilerek geliştirilecektir.
- Bilişimin stratejik önemi gözetilerek ülke yararı öncelikli olarak planlanacak, bilişimde devrim gerçekleştirilecek ve bu alanda öncü olunacaktır.
H) Enerji, Petrol ve Madenler
- Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak, uluslararası taahhütlerimize uygun çevresel değerler korunarak, milli kaynaklar en verimli şekilde değerlendirilecektir.
- Gerekli bilimsel ve teknolojik çalışmalar hızlandırılacak, ithalat için harcanan kaynaklar yerli üretimin geliştirilmesi ve arttırılması için kullanılacaktır.
- Doğal kaynakların ileri teknolojiyle çıkarılmasına ve işlenerek son ürün olarak ihracatına ağırlık verilecektir.
- Petrol yerine ikame edilecek bor, biyoyakıtlar, güneş, rüzgar enerjisi gibi alternatif enerji kaynaklarının araştırılması ve geliştirilmesine daha çok kaynak ayrılacaktır.
- Bor, stratejik bir ürün ve Türkiye'nin geleceğinde önemli bir maden olması nedeniyle Eti Maden A.Ş.'nin kamu hüviyeti sürdürülecektir.
I) Eğitim
- Eğitimde ahlaki terbiye ile zihni terbiye birlikte bir bütün olarak verilecek ve eğitim gerçekten millî olacaktır.
- Eğitim kurumlarımız çağdaş eğitim kurumları haline getirilecek ve eğitimde kalite, eğitim politikamızın vazgeçilmez esası olacaktır.
- Eğitim Türk insanının yeteneğini ortaya çıkaracak ve geliştirecektir.
- Eğitim sadece okul binalarından ibaret olmayacak, eğitimde bütün Türkiye, gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek devasa yaygın açık üniversite haline gelecektir
- Öğretmenlik mesleğinin kaybedilen itibarı yeniden kazandırılacaktır. Kamu kurumlarınca öğretmenlere sağlanan imkanlardan özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler de yararlandırılacaktır.
- Öğretmen Akademisi kurularak eğitim yöneticisi, denetim elemanı, eğitim uzmanı ve akademik personel burada yetiştirilecektir.
- Türkiye başkalarının ürettiği bilgi ve teknolojiyi kullanan değil, kendi ürettiğini kullanan ve ihraç eden ülkeler arasında yerini alacaktır.
- Bilim insanı ve düşünürün, kelimenin gerçek anlamında hür ve her türlü maddi sıkıntıdan uzak yaşama şartlarına kavuşması sağlanacaktır
- Üniversiteler, adaletin, ehliyetin, istişarenin, şeffaflığın, katılımcılığın, bilimsel özgürlük ve özerkliğin esas alındığı bir yönetime kavuşturulacaktır.
- Eğitilmiş insanımızın kaybı, yani beyin göçü önlenecek, bu insanlar ülkemiz için en kıymetli birer varlık kabul edilerek korunacak ve değerlendirilecektir.
- Gençlerimiz ve çocuklarımız milli-manevi değerlerimize göre eğitilecek, bozulan aile yapısı düzeltilecek, uyuşturucu kullanımı, şans oyunları, kumar bağımlılığı tedavi edilerek toplum hayatından çıkarılacaktır.
J) Sanayi ve Teknoloji
- Sanayi sektörünün beyni Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, sanayinin planlayıcısı, yönlendiricisi ve destekleyicisi olacak şekilde yeniden yapılandırılacaktır.
- Endüstri 4.0 yaklaşımları çerçevesinde sanayimiz, yüksek katma değer oluşturan bir seviyede tüketim malları yanında ara malları ve yatırım malları üreten bir yapıya dönüştürülecektir.
- Sanayimizin KOBİ’lere dayalı yapısı orta ve büyük ölçekli işletmelere doğru evrilmesi sağlanacak, yatırım ortamı iyileştirilecektir.
- Sanayi yatırımlarının şehirlerin giriş ve çıkışlarında kümelenmeleri ve tarım arazilerini kullanmaları önlenecek, ölçek ve niteliklerine göre yatırımcılar planlanan küçük sanayi sitelerine (KSS), organize sanayi (OSB) ve endüstri bölgelerine (EB) yönlendirilecektir.
- Teşvik ve devlet desteklerinde, ölçek ekonomisi yanında işletmelerin verimliliği, katma değer oluşturma büyüklüğü, küresel rekabet sağlama kabiliyeti ve yatırımların sürdürülebilirliği ile bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltma işlevleri dikkate alınacaktır.
- İşletmelerin, yenilik ve teknoloji geliştirme, sorunlarını aşma konusunda üniversitelerle işbirliği sağlanacak, bu amaçla Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknopark) daha işlevsel hale getirilecektir.
- Teknoloji geliştirme bölgeleri, OSB, KSS ve EB’ler sağlıklı etütler sonucu yapılabilirliği olan en uygun yerlerde projelendirilip geliştirilecektir.
K) Milli Değerler
- Birlik ve rahmet kapısı olan yüce dinimiz, siyasi istismar ve kula kul olma aracı olmaktan çıkarılacak, “Sadece Allah’a kulluk ediniz” emrine uygun samimiyette ve istismardan uzak yaşanılması sağlanacaktır.
- İrticanın kaynağı durumunda bulunan Kur’an dışı dini hayat ıslah edilecek, din bidat ve hurafelerden arındırılacak, dini sömürünün, fukaralığın ve cehaletin kökü kurutulacaktır.
ÇAĞRIMIZ
Türkiye İle Birlikte Her Şeyini Kaybedeceğini Bilen,
Kaderinin Türkiye’ye Bağlı Olduğunu İdrak Eden,
Akıl ve Vicdan Sahibi,
Muhteşem Türkiye Umudu Tükenmeyen Aziz Vatandaş!
Devlet ve siyasetin varlık sebebi millettir. Bu yüzden aziz milletimiz, size hitap ediyoruz.
Şüphesiz ki milletimizin bütün mensupları ayırımsız olarak muhatabımızdır.
Genciyle, yaşlısıyla, fakiri ile zengini ile bütün vatandaşlarımızdan milletimizin krizden çıkma ve onurlu ‘Muhteşem Türkiye’yi kurma çabasında görev üstlenmelerini istiyor ve bekliyoruz.
Bu sözümüz bütün vatandaşlarımızadır.
Türkiye’nin içine düşürüldüğü sıkıntılardan samimi olarak rahatsız olan ve çare arayan herkese hitap ediyoruz.
Her vatandaşın çare arama yarışına katılması, herkesin elinden geleni yapması ve Türkiye’nin içine düşürüldüğü bu acı durumdan kurtulması için çaba sarf etmesi gerektiğine inanıyoruz.
- Çare Millet Partisi’nin iktidarıdır.
- Çare sizin ellerinizdedir ve bu tarihi bir sorumluluktur.
- Seçimler bir fırsattır. Bu altın değerindeki fırsatı değerlendir!
- Millet Partisi’ni iktidara taşı, ülkenin üzerinde dolaşan kara bulutları dağıt.
Özet Olarak Aziz Türk Milleti!
- İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı “Hukuk devleti”
- Milli iradenin önündeki engellerin kalktığı “Demokrasi”
- Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği “Laiklik”
- Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü, herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı “Kerim devlet”
- Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten “Bilge devlet ve bilgi toplumu”
- Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu ve muktedir bir Türkiye için,
gelin hurafe ve bidatlardan arınmış, insanlığın yeni barış medeniyeti İslam Rönesans’ını yöneten ‘Muhteşem Türkiye’yi birlikte gerçekleştirelim.
AZİZ VATANDAŞ İŞ BAŞA DÜŞTÜ
Her zaman devletin, milletin ve dinin karşılaştığı her tehdit ve tehlike karşısında yiğitçe duran ve tarihi değiştiren kardeşlerim, artık iş başa düşmüştür.
Tüm vatandaşlarımızı Millet Partisi çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz. Bu kötü gidişi, bu faciayı ancak biz önleyebiliriz!
İnanıyoruz ki sana ana başlıklar altında anlattığımız bu gerçekler, dualar, senin de kalbini heyecanla titretti, umudunu artırdı. Artık karanlığın sonuna geldik. Aydınlık ve güzel Türkiye’mizi et gözünle değil, kalp gözünle görebilirsin.
Şimdi gayret ve görev zamanı. İnan, kalk ve Muhteşem Türkiye’nin kurucuları arasına sen de katıl. Hayatının emsalsiz fırsatı karşında. ‘EVET’ mührü ile kaderini, çocuklarının ve torunlarının geleceğini değiştirebilirsin. Haydi, değiştir!
Türk siyasetini anayasa başta olmak üzere yeniden barış, uyum, güven içinde, hukukun üstünlüğünü, bilim, hikmet ve ahlakı kılavuz yaparak Türkiye’mizi “Muhteşem Türkiye” haline dönüştürmeye kararlıyız!
Bu seçimde ülkenin geleceğinden endişeli, milletini seven ve ıstırabını derinden hissedenler için ‘’MİLLET PARTİSİ’’ büyük bir fırsattır.
Gelin bu acıları birlikte dindirelim, ülkenin muhteşem geleceğini birlikte inşa edelim.
Türk Milleti’nin varlık ve bekasını ilelebet korumak için, kendin için, çocukların için, Türkiye’miz için ‘EVET’ mührünü Millet Partisi’nin milleti, kitap ve hilali koruyan çift başlı kartalının altına güvenle bas!
Unutma! Millet Partisi’nin çift başlı büyük Selçuklu Kartalı hepsinden farklıdır.
Cuma NACAR
Genel Başkan
GEL KARDEŞİM, GEL SIRDAŞIM
TUTUŞALIM EL ELE, YÜRÜYELİM HEDEFE
HEDEF MUHTEŞEM TÜRKİYE